Allah'ım bu tam benlik bir konu.. Şimdi gelelim değiştirmek isteyeceklerime. Bir kere en başta Snape'in ölmesine izin vermezdim. Adam ömrü boyunca rahat bir yaşam süremedi. Küçükken aile içindeki kavgalar, ergenlikte karşılıksız aşk ve alay edilme, yetişkinlikte sevdiğin kadını kaybetme ve ömrün boyunca ( hatta ölümüne) sevdiğin kadının, nefret ettiğin adamdan olma oğlunu koruma ve acıklı bir ölüm, bir de öğretmenlik hayatın boyunca hiç sevilmeme.. Hayır, adam böyle bir hayatı yaşasın, o çok övdüğünüz sümüklünün bile yapamayacağı fedakarlığı yapsın, sadakati göstersin, sonra da nerde bir olay olsa suçlusu kesin Snape'tir.. Sümüklü bunla kafayı bozdu, arada tek mantıklısı Hermione'ydi. Adam benim uzayan dişlerimi görüp de ''Ben hiçbir fark göremiyorum.'' deseydi, o adamı asla savunmazdım; ama bu kız harbi kız valla, zaten koca kitap boyunca tek akıllı kişi oydu. Kız o kadar işin içinde cincücelerin hakkını savundu, kimse anlamadı, hatta alay ettiler. İdealist kızdı,yazık valla nan kıza..
Snape' e bu kadar acı çektirmek olmaz bizim yazdığımız kitapta. Adamın kitap boyunca bir kere bile gülmemesinin bir sebebi var yahu, anlayın biraz. Adam acı çekiyor, bu yüzden gülemiyor tabii hayata, canım benim, sonra da kötü adammış, besili yarasaymış, bilmem neymiş.. Bir an bile düşündünüz mü bu adam niye böyle asık suratlı, nedir derdi falan diye? Yok. O zaman niye bu kadar sert ve acımasız diye eleştirmeyin bu adamı..
Voldemort'un ölümü de saçmaydı şimdi, çoğumuz bunda hemfikiriz. Adam son kitapta yılan gibi derisini değiştirir gibi kişilik değiştirmiş. Gelmiş geçmiş en karanlık büyücü, çaresizlik içinde, şok, bir bakıyorsun bizim sümüklüyü kulağını dört açmış hocayı dinleyen öğrenci gibi dinliyor, vur eline al ekmeğini.. Bu nedir yavrum böyle? Lord diyorsun sen buna, kimse korkusundan adını ağzına alamıyor. Ben böyle Lord görsem korkmam yemin ediyorum, hiç de içimde o sinsi, en uç boyutlarda tehlikeli, acımasız, hiçbir şeyden korkmayan bir Karanlık Lord imajı oluşmuyor. Sonra da bir bakmışsın, bir expelliarmusa ölüyor zaten. Adam yerde.. Gel de ağlama şimdi. Koskoca Lord sümüklü ellerde telef oldu, diye ağıt yakma şimdi, gel de sinirlenme.. Ben yazsam bu kitabı, son kısımda bu ikisni güzelce kapıştırıdım, öyle bir dakikada şipşak bir ölüm, öyle 'Ey Riddle' diye hitap etmeler falan yok. Ortalık elli altıya gidecek böyle, bizim sümüklünün kolu bacağı falan kopacak, ucuz kurtulmak yok koskoca Lord nan karşındaki simitçi mi, ölen ölene böyle, acayip bir ekşın, acayip bir gerilim, ne olcağaı belli değil, ölüm ve kan her yerde, sonu da ben yazarsam belli zaten. Sümüklüye ölüm, Voldi'ye ihtişam ve zafer dolu bir yaşam.. Bella'yla da evlendirdim mi tam olur. Al sana muhteşem bir Ölüm Yadigarları kitabı.. Pardon, kitabın adı da değişirdi. Lord'un Zaferi.. Her yerinden karanlık akan bir kitap..
Bu arada Dumby babayı unutmadım tabii ki.. Lord'un zaferi sonrası kendisine idam emri çıkan Dumby, ülkeyi terk etmekte bulur çareyi.. Peki nereye gider? Tabii ki Hollanda'ya..
