Karakterler Ve Hayatları


Sayfa: [1] 2   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Karakterler Ve Hayatları  (Okunma Sayısı 5595 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
fall awake
4. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
****

Kazan Pastası Puanı +27/-3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2260



Site
« : Şubat 02, 2010, 07:24:01 ÖS »
0



Gandalf J.R.R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninin önemli bir kesitini anlattığı Yüzüklerin Efendisi adlı fantastik
üçlemesindeki en önemli karakterlerden biridir.

Gandalf, bir İstari ya da Orta Dünya Büyücüsüdür. Ölümsüz Topraklarda Gandalf, Olórin adlı bir Maia ruhuydu ve Rüyaların Efendisi Namo'nun bahçelerinde yaşıyor ve sık sık Merhametli Nienna'yı ziyaret ediyordu.

Güneşin Üçüncü Çağının 1000. yılında Istari ya da Orta Dünya'ya gönderilen 5 Büyücüden biri olmak üzere seçildi. Batı dillerinde Gri Gandalf, Elf dilinde Mithrandir ya da "gri gezgin", Cüce dilinde Tharkûn ve Harad dilinde de Incánus adıyla tanınıyordu. Dış görünüşü, büyük bir pelerin ile sivri uçlu bir şapka giymiş ve elinde bir asa taşıyan, sakallı yaşlı bir adam biçimindeydi.

Gri Limana vardığında Círdan ona, Narya ya da "ateş yüzüğü"nü verdi. Bu yüzük soğumuş, korkmuş bedenlerin ruhunu tutuşturur ve cesaretlendirirdi. İki bin yıldan uzun bir süre boyunca Gandalf, Orta Dünyada etkisini arttıran kötü güçler ile savaştı.

2941 yılında, Ejderha Smaug'un öldürülmesiyle sonuçlanan Yalnız Dağ Seferinin ilham kaynağı oldu. Bu sefer sırasında Gandalf Glamdring adlı kılıcı, Bilbo Baggins ise Tek Yüzüğü buldu.

3018 yılında Frodo Baggins'in yanına gelen Gandalf, Yüzük Seferini başlattı. Rivendell'de Yüzük Kardeşliğinin lideri olarak seçildi ve Kardeşliği pek çok tehlikeden kurtararak yollarına devam etmelerini sağladı. Bu sırada Khazad-dûm Köprüsü Savaşında, Moria'nın Balrog'u ile yaptığı ölümcül mücadelede kayboldu. Fakat Büyücünün ruhu, hiçbir silahtan zarar görmeyen ve ışık saçan Ak Gandalf olarak dirildi. Böylece Ak Saruman'ın ünvanı elinden alınmış oldu.

Yüzük Savaşında, Gölgeyele (Shadowfax) adlı atını süren Ak Gandalf her yerdeydi: Rohan Kralı Théoden'in ilham kaynağı, Isengard'da Saruman'ın sonunun hazırlayıcısı ve Minas Tirith kapılarında Cadı Kralın durdurucusu hep o oldu. Yüzük Taşıyıcısı Tek Yüzüğü yokederken, Gandalf Mordor'un Kara Kapısı önünde Batı Ordusunun komutanları ile birlikteydi.

Savaştan sonra Gandalf, Arnor ile Gondor'un yeniden birleşmesini sağladı ve 3021 yılında Yüzük Koruyucularının Son Yolculuğuna katılarak Ölümsüz Topraklara döndü.

Büyücü ırkının en önemli temsilcisidir. Yüzüklerin Efendisi'nin sinema filminde bu karakteri Sir Ian McKellen canlandırmıştır.



Aragorn, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde bir karakter.

İnsan ırkından Dúnedain Arathorn ve Gilraen’nin oğlu. Eriador kolcusu ve Yüzük Kardeşliği'nin bir üyesi. Aragorn'un soyu uzun ömür bahşedilenlerden olduğu için Aragorn normal insandan çok daha uzun bir ömre sahiptir. Arwen Undómiel’in kocası. Eldarion ve birçok kız çocuğunun babası. Başka herhangi bir çocuğu olduğuna dair kitapta bilgi yoktur. Dunedain'in Reisi ve Yeni Birleşik Krallık'ın ilk kralı.

Çocukluğu ve Gençliği

Aragorn, Üçüncü Çağ 1 Mart 2931'de, Arathorn ve Sarışın Gilraen’nin oğlu olarak doğdu. Henüz iki yaşındayken babası orklar tarafından öldürüldü ve Dunedain reisi ve Isildur’un varisi oldu. O ve annesi Ayrıkvadi’de Elrond’un gözetiminde kaldılar.

Aragorn'un gerçek kimliği öğrenildiği takdirde düşman tarafından hedef haline geleceğini bilen Ayrıkvadi elfleri Dúnedain’in düşmanlarından saklı kalması için kendisine, umut anlamında Estel adını taktılar. Yirmi yaşlarında ve Efendi Elrond'un oğullarıyla çıktığı maceralarda yiğitliğini kanıtladıktan sonra ona gerçek neslini ve ismini açıkladılar. O zaman Elrond ona Isildur’un varislerinin nesilden nesile taşıdığı aile yadigarları olan Barahir’in Yüzüğü'nü ve Elendil’in Kılıcı Narsil’in kırık parçalarını verdi. Ama Annúminas’ın Asası’nı, onu hak edene kadar alıkoydu.

Ertesi gün Aragorn Ayrıkvadi’nin bahçelerinde gezinirken Arwen’le karşılaştı ve onu ilk gördüğünde -hakkında birçok hikaye dinlediği- Lúthien Tinúviel'i gördüğünü sanarak büyülendiğini düşündü. Arwen'in güzelliğine, kadim bilgisine aşık oldu. Ama aşkı uzun süre karşılıksız kaldı. Çünkü Arwen yüzyıllar görmüş bir elf kızı, Aragorn ise henüz daha çok genç bir ölümlü insandı.

Yolgezer

Ayrıkvadi’den ayrıldı ve Orta Dünya’nın yabanında otuz uzun yıl süren yolculuğuna başladı. Bu zaman süresince Sauron’un faaliyetlerine karşı mücadele etti.

Bu dönemde Gandalf’la dost oldu. Rohan Hükümdarı ile birlikte Thorongil takma adıyla Gondor’a gizlilik içinde hizmet etti. Görevleri sırasında yolu onu uzak Batı’ya ve Sauron’nun hizmetkarlarının yollarını öğrendiği Doğu’ya sevketti.

Gondor’dayken Umbar’a doğru küçük bir filoya liderlik etti ve orada korsanların birçok gemisini yaktı ve kişisel olarak Liman Kaptanı’nı yıktı.

Kırkdokuz yaşına geldiğinde Aragorn, Elf (Orta Dünya)elf krallığı Lothlórien’de dinlenmek istedi. O bilmemesine rağmen Arwen bir süreliğine Lórien'e gelmişti ve burada tekrar karşılaştılar. Aragorn, geçen uzun yıllar boyunca büyük bir endam ve güce erişmişti ve bir elf beyi gibi görünüyordu. Arwen bu görüşünde Aragorn'a aşık oldu ve Yazortası Arifesi’nde, Cerin Amroth tepesi üzerinde bağlılıklarına dair birbirlerine söz verdiler. Ve aşkının göstergesi olarak, Aragorn Arwen’e Barahir’in Yüzüğü'nü verdi.

Her ne kadar Arwen'in babası ve Ayrıkvadi efendisi Elrond buna çok üzülse de, Aragorn ve kızı arasındaki sözü duyduğunda tepki göstermedi. Bir yarı elf olması ve -ölümlü olmayı seçen- erkek kardeşi Elros'un İkinci Çağ'da ölmesi, Elrond'a Aragorn-Arwen aşkının sadece büyük bir kederi doğuracağını düşündürüyordu.

Kızının bir insanla evlenmesini kabul etmedi, ta ki Aragorn yeniden kurulan Gondor-Arnor Birleşik Krallığı'nın kralı oluncaya kadar. Arwen'in bundan daha azına ölümsüzlükten vazgeçmesini istemiyordu. Bunun üzerine Aragorn yabana döndü ve aslında krallıkta gözü olmamasına rağmen Dúnedain'in bir zamanlar kurmuş olduğu ve Angmar'ın Cadı Kralı tarafından yıkılan Gondor-Arnor Birleşik Krallığı'nı tekrar kurmak için araştırmalar yaptı.

Onyıllarca dolaştı. Ü.Ç. 3001 yılında Gandalf, Gollum’un aranıp yakalanmasında Aragorn'dan yardım etmesini istedi. Onu arama işi bir süre umutsuz ve sonuçsuz gitti. Üçüncü Çağ 3009 civarında Gollum'u Anduin Vadisi ve Kuyutorman'da arıyordu. İzler Aragorn'u Mordor'a yöneltti ve sonunda Ü.Ç. 3017 yılında Gollum'u Ölü Bataklıklar'da yakaladı. Onu Gandalf'ın sorgulaması için Kuyutorman'daki yeşil elflerin kralı -ve Legolas'ın babası- Thranduil'e götürdü.

Daha sonra Aragorn, Yolgezer olarak bilindiği Eriador’un yabanında, bir kolcu olarak birçok yıl geçirdi. Zamanının en usta avcısı haline geldi ve düşmanların tuzaklarına yakalanmama işinde daha da ustalaştı. Yüzlerce millik alanı ve buralarda yaşayan insanların hemen hepsini çok iyi biliyordu. Yüzük Savaşı’ndan bir yıl önce, zamanının çoğunu -hobbitlerin diyarı- Shire sınırına gözcülük ederek geçirdi.

Yüzük Savaşı ve Kralın Dönüşü

Gandalf onu Frodo’nun seyahati hakkında bilgilendirmişti, Gildor’dan hobbitlerin Shire’dan ayrıldıklarını öğrendiğinde, Bree’de Sıçrayan Midilli hanında onları bekledi. Onlara Kara Süvarilerin saldırılarından korunmalarında yardım etti. Bunun ardından Bree ve Ayrıkvadi arasında gidecekleri uzun yol boyunca sahip olduğu tüm bilgi ve birikimi tüm zorluklara ve Kara Süvarilere karşı kullandı.

Fırtınabaşı’nda Nazgûl'ün saldırısına uğradılar. Nazgûl Efendisi zehirli Morgul bıçağı ile Frodo'yu yaraladı. Kadim iyileştirme tekniklerindeki engin bilgisini kullanan Aragorn, Athelas’ı buldu ve Frodo’nun yarasının etkinliğini yavaşlattı. Sahip olduğu kolcu özellikleriyle, Ayrıkvadi yolculuğunda hobbitler için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Ayrıkvadi’de Elrond'un Divanı'na katıldı ve Yüzük Kardeşliği’nin bir üyesi seçildi. Ama kardeşliğin diğer üyeleri yolculuk için dinlenip hazırlanırken o, Elrond’un oğullarına katılarak, Tharbad’ın uzak güneyindeki Gri Sel Nehrindeki görevlerine öncülük etti. Döndüğünde, Elendil’in kılıcı Narsil'in kırılmış parçaları tekrar dövüldü ve Aragorn ona Batı’nın Alevi anlamında Anduril adını verdi.

Caradhras’ta, Kızılboynuz Geçidi'nin kullanılması imkânsızlığını kanıtladığında, cüce Gimli Moria'ya girilmesini teklif etti. Aragorn, daha önce oraya girmiş olduğundan, Moria’nın kullanılmasına karşı çıktı. Ama Gandalf’ın liderliğine boyun eğdi. Büyücü Khazad-dum Köprüsü’nden düştüğünde, Aragorn kardeşliğin lideri oldu, onları Galadriel'in ülkesi Lothlorién’e götürdü.

Lorién’den sonra Gandalf’ın ne gibi bir yol izleyeceğini bilmediklerinden, Aragorn grubu botlarla Parth Galen çayırlarına, Amon Hen tepesinin eteklerine getirdi ve burada kısa süreliğine konakladılar. Bu sırada Saruman tarafından gönderilmiş bir uruk birliği onlara saldırdı. Frodo Baggins ve Samwise Gamgee kaçtı ama Merry ve Pippin -Yüzük'ü taşıyan hobbitler oldukları düşünülerek- esir alındılar. İki hobbiti kurtarmaya çalışan Boromir, Uglúk liderliğindeki uruk okçu birliği tarafından katledildi. Aragorn Gondorlu yoldaşını kurtarmak için geç kalmıştı ve bu yüzden kafileyi Amon Hen’e getirmekten büyük bir pişmanlık duydu.

Boromir’in bedenini elf kayıklarından birisiyle Anduin’in sularına bıraktılar ve geriye kalan -kendilerine taktıkları isimle- Üç Avcı (Aragorn, Legolas, Gimli) yakalanmış hobbitleri kurtarmak için Rohan'ın bozkırında urukları takibe başladılar ve Frodo-Sam ikilisini Mordor yolunda kendi çabalarına terketmek zorunda kaldılar. Üç avcı günlerce takip etti ama Isengard'a giden uruklara yetişemediler. Bununla birlikte, uruk birliği Rohanlı Eomer'in komutasındaki Rohirrim birliği ile karşılaştılar ve kuşatıldılar. Hepsi katledildi ve hobbitler çatışma esnasında Fangorn ormanına kaçmayı başardı. Üç Avcı, hobbitlerin Fangorn'a girdiğini anladı ve Fangorn'a daldı. Burada Moria'da kaybettikleri Gri Gandalf'ın Ak Gandalf olarak karşılarına çıkmasıyla şaşkına döndüler. Büyücü onlara hobbitlerin entlerin lideri Ağaçsakal’la birlikte güvende olduklarını söyledi ve kendisiyle birlikte Rohan'ın başkenti Edoras’a gelmelerini istedi.

Aragorn Miğferdibi Savaşı esnasında, surlarda tek başına düşman ordusuyla karşı karşıya gelerek ve birçok uruk öldürerek çok cesur bir savaşçı olduğu kanıtladı. Sonra Orthanc'a giderek buradaki palantiri Saruman'dan aldılar. Geri alınmasından sonra Aragorn Borukent Kalesi'ne geri döndü ve taşın gerçek kullanıcısı olarak onu kendi isteği doğrultusunda kullandı ve kendini Sauron’a gösterdi. Aragorn palantirde, Gondor’un güney sahillerine yaklaşmakta olan Umbarlı korsanların filosunu gördü. Aragorn, düşman ordusunun büyüklüğünü gördüğünde, Ölülerin Yolu’na giderek Ölü Ordu'yu (ya da Ölüler Ordusu) toplamanın gerekliliğini anladı.

Korkusuzca Ölülerin Yolu’ndan geçti ve Erech Taşı’nda daha önce Dúnedain'e verdikleri sözlerinden dönen hainlerin ruhlarını çağırdı. Hayalet Ordu onu Pelargir’e kadar izledi, en sonunda onu geçerek Umbar’ın gemilerini ele geçirdiler ve korsanları def ettiler. Aragorn ve liman halkı gemilere bindiler ve Anduin’in sularında Gondor'un başkenti Minas Tirith'e yöneldiler.

Aragorn Gondor filamalı Umbar gemileriyle savaşın gidişatını değiştirdi ve çayırların ortasında Eomér’le buluşarak, Pelennor Çayırları Savaşı'nı zafere taşıdı. Vekilharç kendisini çağırana kadar Minas Tirith’e kral olarak girmek istemediği için, oraya kolcu şeklinde girdi. İlk iş olarak yaralı haldeki Faramir, Eowyn ve Merry’yi iyileştirmek üzere Ak Şehir Minas Tirith'in Şifa Evlerine yöneldi.

Mordor'un Kara Kapısı'nın önünde Aragorn, Sauron'un Ağzı ile tartıştı ve büyücüyü kısa bir savaşla yendi. Sauron’un Ağzı'nın geriye çekilmesi ve Sauron’un Ordularının Morannon’dan dışarı çıkmasıyla, Aragorn emrindeki orduların sabrı, kartalların yardımı ve Yüzük’ün yok edilmesiyle savaş kazanıldı.

Sonunda Sauron yenilmiş ve Kralın Dönüşü gerçekleşmişti. Aragorn ve galip gelen ordu Minas Tirith’e döndü ve orada ona Kral Elessar olarak Gandalf tarafından taç giydi. Elfçe’de Yolgezer anlamına gelen Telcontarı kendisine soyisim olarak aldı. Ardından Arwen ve Elrond geldiler. Elrond ona verdiği sözü tuttu ve Yazortası Arifesi’nde Üçüncü Çağ 3019'da Aragorn ile Arwen evlendiler. Daha sonra, Arwen'in babası Elrond da dahil bütün elfler Orta Dünya'yı terkettiler.

Elessar olarak Gondor ve Arnor Yeniden Birleşmiş Krallığı’nı uzun süre idare etti. Ve Arwen ona bir Eldarion adını verdikleri bir erkek çocuk verdi.

Aragorn’a birçok isim verildi: Arwen tarafından Elftaşı, Bree insanları tarafından Yolgezer, Minas Tirith şifacıları tarafından İyileştirici, Bilbo tarafından Dúnadan, Bill Eyrelti tarafından Uzunbacak, Eomer tarafından Kanatayak.



Tolkien Evreninde bir hayali kahramandır. Kuyutorman'ın Elf prensidir.

Adı "yeşil yaprak" güneş isgı , elf perisi anlamına gelen Legolas, Kuzey Karanlık Ormanı olan Kuyutorman'ın Sindar Elf Kralı Thranduil 'in oğludur. Yakışıklılığı ve üstün ok atma becerisiyle dikkat çeker. Elfler arasındaki en güçlü savaşçılardan biridir. Önceleri babası onu Gollum'u bulması için görevlendirdi ama Legolas ,yüzyıllardan beri kimseye gözükmeyen ,saklanmayı çok iyi beceren Gollumu bulmayı başaramadı. Daha sonra Güneşin Üçüncü Çağının 3019. yılında Legolas, Elrond tarafından yüce divana çağrılarak Yüzük Kardeşliği'nin bir üyesi oldu. Keskin elf gözleri, ormanlık alanlardan edindiği deneyimleri ve ölümcül yayı, hızı ve zekası ile, Kardeşliğe büyük yararı dokundu. Daha sonra Gandalf'ın liderliğinde Caradras geçidine, daha sonra da cücelerin mekanı Moria'ya gitti. Gandalf kaybolduktan sonra Aragorn'un önderliğinde Lothlorien'e oradanda Amon Hen'e gitti. Amon Hen'de Boromir öldürüldü ,Merry ile Pippin kaçırıldı ,Frodo ve Sam ise onlardan farklı bir yol izleyince kardeşlik bozuldu. Aragorn ve Gimli ile birliktw Merry ile Pippin'i kurtarmak için Urukların peşine düştü. Daha sonra Legolas Rohan'ı savunmak için Miğfer Dibi Muharebesine katıldı. Savaş bittikten sonra be üçlü Gondor'u kurtarmak için , Ölüler Geçitinden geçerek Pelargir'deki Korsan gemilerini ele geçirdi ve gemilerle Pelennor Düzlükleri Savaşı'na katıldılar. Sauron yok edildikten sonra Legolas, Ithilien'de bir Ormanlık Bölge Elfleri kolonisi kurdu.



Gimli, J. R. R. Tolkien'in yarattığı Orta Dünya evrenindeki kurgu kahramanlardan biri.

Gimli, Durin'in halkından Ereborlu bir cüce. Babası Bilbo'nun yanında Yalnız Dağ'a yapılan sefere katılan Glóin'di. Gimli genç olduğu için babasının yanında o serüvene katılamadı, ama kendisi de Tek Yüzük'ü yok etmek için kurulan Yüzük Kardeşliği'ne üye olarak babasından çok daha önemli bir serüvene katıldı. Gimli onurlu, bilge ve güçlü bir savaşçıydı. Savaş alanındaki favori silahı baltasıydı.

Gimli, elf leydisi Galadriel ile karşılaşmasında ondan çok etkilenmişti; ayrıca elf Legolas ile de sağlam bir dostluğu vardı. Bu ilişkiler Orta Dünya'nın cüceleri ile Eldar arasındaki uzun ama zayıf ilişkinin iyileştirilmesine büyük katkıları oldu.

Üçüncü Çağ'ın 2876. yılında Mavi Dağlar'da doğan Gimli, Ejderha Smaug'un ölümünden sonra 2941 yılında Erebor'a yerleşti. Gimli'nin babası Glóin, cüce Tharin'in ve daha sonra da Thorin'in yol arkadaşlarından biridir. 3018 yılında Gimli babası ile birlikte Ayrıkvadi'ye gittiler ve Yüzük Kardeşliği üyeliğine katıldılar.

Gimli, elfler ile dost olan nadir cücelerdendir.

Gimli, Kardeşlik'e Moria'dan geçmelerini öğütledi, kuzeni Balin'i orada görmeyi umuyordu. Gimli burada Balin'in mezarını gördü. Gandalf'ın balrog ile karşılaşmasına tanık oldu. Moria'dan çıkan Aragorn önderliğindeki Yüzük Kardeşliği kafilesi ile Lorien'e girdi ve oradan da Amon Hen'e gittiler. Orada Boromir'in ölüsünü Büyük Nehir'den aşağı yolladı ve Gandalf'ın geri dönüşüne tanık oldu. Gimli, Miğfer Dibi Savaşı'nda, Pelennor Çayırları Savaşı'nda ve Morannon Savaşı'nda yer aldı.

Savaştan sonra Gimli, Miğfer Dibi altında bulunan Parıldayan Mağaraların Efendisi oldu. Dördüncü Çağ'ın 120. yılında Aragorn'un ölümüne dek Rohan'daki krallığının başında kaldı; bu olayın ardından bir elf gemisi ile Ölümsüz Topraklara doğru yola Legolas ile birlikte yelken açtı.



Boromir J. R. R. Tolkien'in hayalî Orta Dünya evreninde bir karakterdir.

Babası Gondor Vekilharcı Ecthelion oğlu Denethor, annesi Dol Amroth prensi Adrahil'in oğlu İmrahil'in kızkardeşi Finduilas'tır. Kendisinden 5 yaş küçük bir erkek kardeşi vardır:(Faramir).Dunedain soyundan geldiği bilinir,isminin anlamı yüksek elfçede "inançlı mücevher" anlamına gelir. Boromir Minas Tirith'in komutanıdır,şehrini Sauron'un güçlerinden başarıyla korumuştur.Osgiliath'ta kardeşi Faramir Mordor saldırılarına direnirken yardıma gider ve Cadı Kral'ın ordularını mağlup ederek Cadı Kral'ı Mordor'a sürer.

Osqiliath zaferinden sonra bir çok rüya görür. Bu rüyalar yüzük taşıyıcısı, Tek Yüzük ve Isildur'un varisi ile ilgili şifreler içerir. Boromir bu rüyalardan yola çıkarak kafasındaki soruların cevabını bulmak için Minas Tirith'den 3018'in 4 Temmuz günü Ayrıkvadi'ye ,Elrond'u görmek üzere halkı için tüm tehlikeleri göze alarak yola çıkar. Çünkü gördüğü rüyalar halkını tehdit eden Tek Yüzük'le ilgilidir. Gerekirse halkı için Tek Yüzük'ü Minas Tirith'e getirmeye hazırdır.

Ayrıkvadi'ye vardığında Elrond onu da kurduğu divana çağırır ve bunun sonucunda Yüzük Kardeşliği'ne dahil olur.Yüzük'ün kullanılması gerektiğini savunur,ama konsey Yüzük'ün yok edilmesi kararını alır ve Mordor'daki Hüküm Dağı'nda yüzüğü yol etmek üzere yola çıkarlar.

Yüzük Kardeşliği kafilesi ile Caradhras dağındaki Kızılboynuz Geçidi'nden geçmeye çalışırlar. Burada hobbitleri taşıma ve yolu açma görevini o ve Aragorn almıştır. Çünkü grubun bedence en güçlü üyesi o ve Aragorn'dur. Caradhras'a gelmeyi öneren kişi Aragorn'dur.

Buradan geçemeyince Gimli'nin önerisi olan Moria Madenleri'ne girerler ve burayı daha önceden işgal ederek buradaki bütün cüceleri öldürmüş olan orkların saldırısına uğrarlar. Gandalf, Balrog ile köprüde karşılaştığı zaman Aragorn ile birlikte Gandalf'a yardıma gitmek ister. Ama Gandalf, Aragorn ile Boromir'i korumak için köprüyü kırarak balrog ile kendisini uçuruma atar.

Buradan çıkarak Aragorn'un liderliğinde Lothlórien Ormanı'na gelirler. Legolas buraya gelmekte çok ısrar etmiştir. Çünkü Moria orkları peşlerindedir ve bir yere sığınmaları gerekiyordur. Burada karşılaştıkları elfler; Haldir, Rumil ve Orophin ile birlikte Moria orklarını tuzağa düşürüp alt ederler. Elfler, Kardeşlik'i Galadriel ile Celeborn'un krallığına getirirler. Burada Boromir, Kraliçe Galadriel'den altın bir kemer hediyesi alır ve kafileye de kayıklar verilir. Çünkü bir süre nehir yoluyla gitmeleri gerekiyordur. Kayıklar Amon Hen'de konaklarlar.

Boromir'e göre halkının tek kurtuluş yolu tek yüzüğün Minas Tirith'e gelmesidir. Nitekim bu arzusuna yenik düşer. Amon Hen'de Frodo'dan yüzüğü ödünç ister. Onu, yüzüğü Minas Trith'e getirmesi için ikna etmeye çalışır. Ama Frodo kabul etmeyince sinirlenir ve yüzüğü almaya kalkışır. Frodo yüzüğü takarak kaçar.

Aynı yerde ork saldırısına uğrayan kardeşlik üyeleri hobbitler; Merry ve Pippin'e yardıma gider. Parth Galen yakınlarında saldıran orkların amacı, yüzüğü buçukluklardan almaktır. Oysa yüzük taşıyıcısı Frodo, yaveri Sam ile yüzüğü yok etmek için Mordor'a yola çıkmışlardır bile...

Boromir, Gondor'un Borusunu yardım gelme umuduyla çalar. Boru çaldığı sırada Frodo ve Sam kendilerine farklı bir yol çizmiştir. Mordor'a gitme kararı almışlardır. Legolas ve Gimli çok uzaktadırlar ve onlar da ork öldürüyorlardır. Aragorn ise Frodo ve Sam'i arıyordur.

Tüm orklar, boru sesini duyunca Boromir'e yüklenirler. Boromir yüzlerce orkla birden başa çıkamaz Ama yine de elinden geldikçe savaşır. 20 kadar ork öldürür. Lurtz liderliğindeki orklar yaya olarak yenemeyeceğini anladıkları Boromir'i ok yağmuruna tutarlar. Boromir; kalkanı parçalanmış, kılıcı kabzasına yakın bir yerden kırılmış, borusu ortadan kesilmiş ve vücuduna bir çok ok saplanmış şekilde bir ağaca yaslanır ve hobbitlerin kaçırıldığını izlemek zorunda kalır. Merry, Boromir'i etkisiz bırakan orkların bir kaçını öldürür ama Pippin de Merry de orklar tarafından etkisiz hale getirilip elleri bağlanır ve götürülür.

Aragorn geldiğinde çok geçtir. Boromir ölüyordur. Boromir'in görevini üstlenerek Gondor'a dönüp Gondor'u kurtaracağına ama önce hobbitleri kurtaracağına söz verir. Boromir'in yüzüğü almaya çalıştığını ama artık pişman olduğunu öğrenir ve bunu uzun bir süre sır olarak saklar. Legolas ve Gimli geldiğinde Boromir çoktan ölmüştür. Legolas, Gimli ve Aragorn; Boromir'in kahramanlığına ve şanına yaraşır bir şekilde cenaze töreni düzenlemek isteseler de buna vakitleri yoktur. Merry ile Pippin'i kaçıran orkları izlemek zorundadırlar. Bu nedenle onu Lothlorien'de kendilerine verilen elf kayıklarından birine yatırırlar. Kılıcı, kalkanı, borusu ve altın kemeri üzerinde olmak üzere öldürdüğü tüm orkların miğferlerini Boromir'in ayaklarının dibine dökerek Boromir'i, Üçüncü Çağ 26 Şubat 3019'da Anduin Nehri'ne emanet ederler.

Daha sonra Faramir aynı ayın 29'unda -nehir boyunca güneye sürüklenmiş olan- Boromir'in cenaze kayığını görür. Faramir, Boromir'in borusunu, babasına vermek için alır ama kayığı bırakır. Derler ki Boromir'in cenaze kayığı Anduin'den, denize kavuşmuştur...







Kayıtlı



Şuan itibariyle dünya üzerinde 6,470,818,671 kişi yaşıyor. Kimisi korku içinde kaçıyor. Kimisi evine dönüyor. Kimisi günü kurtarmak için yalan söylüyor. Diğerleri gerçekle tam şuanda yüzleşiyor. Bazıları kötü insanlar, iyiyle savaş halinde. Kimileri iyi, kötüye karşı mücadele ediyor. Dünyada yaşıyan 6 milyar insan, 6 milyar ruh ve bazen tek ihtiyacımız olan içlerinden biri.

Friend With Benefit
fall awake
4. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
****

Kazan Pastası Puanı +27/-3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2260



Site
« Yanıtla #1 : Şubat 02, 2010, 07:30:45 ÖS »
0



Tom Bombadil, Tolkien'in Orta Dünya'sında hayali bir karakter. İlk kez üçlemenin ilk kitabı olan Yüzük Kardeşliği'nde görünen Bombadil, Frodo ve arkadaşlarıyla Yaşlı Orman'da buluşur. Orada Frodo ve arkadaşlarını, hobbitleri yiyecek olan ağaçlardan son anda kurtarır. Karısının ismi Altınyemiş'dir.

Elrond'un konseyi toplandığında Tom Bombadil'in de davet edilmesi istendi ama Tom Bombadil'in her şeyi gırgıra alma özelliği yüzünden bu istekten vazgeçildi.Ayrıca Höyük Yaylalarında Frodo'yu ve yoldaşlarını yine Tom Bombadil kurtardı.

Aynı zamanda 1962 yılında basılan ve içinde Hobbit şiirleri bulunan bir kitapta da şiirlerden ikisi Bombadil'i anlatmaktadır.

Gandalf'a göre Bombadil Orta Dünya'nın en eskilerindendir.Sindarin dilindeki adı Iarwain Ben-adar yani babasız ve en eskidir. Ağaçsakal'da Bombadil'in Orta Dünya üzerinde yaşayan en eski canlı olduğunu söyler.

Ayrıca Sauronun hüküm dağında kara büyü ile dövdüğü hükmeden tek yüzükten orta dünya içinde etkilenmeyen tek canlı olduğu söylenir. Frodo bunu farkettiğinde Bombadile yüzüğü onun taşımasını ya da yok etmesini teklif eder. Fakat Bombadil bunu reddeder. Yüzüğün onu etkileyeceğinden korktuğu için değil Orta dünyayı umursamadığı için Frodonun teklifini geri çevirir.



Bilbo Baggins, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde bir karakter. Bilbo Baggins, bir hobbittir.

Ataları
Çıkın Çıkmazı'nı inşa eden ve soylu biri olan Bungo Baggins'in oğludur. Üçüncü Çağ 2890'da Çıkınçıkmazı'nda doğdu. Bungo Baggins, tüm Shire'ın en konforlu yeri olan Çıkınçıkmazı'nı inşa ettirmiş ve Yaşlı Took diye de anılan Gerontius Took'un kızı Güzeller Güzeli Took ile evlenmişti. Gerontius Took, o zamanlar bütün Shire'ın reisiydi ve en maceracı kişisiydi. Gandalf adlı bir büyücü ile sürekli maceralara atılıyordu. Yaşlı Took; hobbitlere ilk maceracılığı getiren kişi olan ve Shire'ı ünlü Goblin Reisi Golfimbul istila ettiğinde,reisin kafasını tahta bir sopayla uçuran Bandobras Took'un soyundan gelmektedir. Bandobras Took tek başına -silahsız olarak- bir boğayı bile yenebildiği için ona boğakükreten lakabı takılmıştır.

Hayatı
Bilbo Baggins elli yaşına kadar hiç macera yaşamamıştır ve çok sakin bir hayat geçirmiştir. Babasının yaptırdığı Çıkınçıkmazı'ndaki evinde huzurlu ve zengin bir şekilde yaşamıştır. Bilbo güneşli ve güzel bir günde piposunu tüttürürken bir büyücü gelir (Gandalf) ve onu Yaşlı Took'un torunu diye onu cücelerle birlikte bir maceraya sürüklemiştir. Bu maceraya atılırken anne tarafından gelen maceracı ruhu tutmuş ama daha sonra çoğu kez pişman olmuş ve genelde baba tarafından gelen rahatcılık tarafı tutmuştur.

Maceranın amacı; cüce kralı Thorin'in yıllar önce çalınmış olan hazinesini Ejderha Smaug'tan geri almaktır.Bu kafilede tüm cücelerin en soyluları ve en önemlileri vardır. Kafilede Kral soyundan olan; Thorin'in yeğenleri ve tahtın varisleri genç Fili ve Kili,Thorin'in kuzenleri Balin,Dwalin,Gloin ve Oin,ayrıca seçilmiş ama soylu olmayan Ori,Dori,Nori adlı üç Erebor cücesi ve Bifur, Bofur, Bombur adlı üç Moria cücesi vardı.

Ayrıkvadi'ye yolculuk
Kafile ilk olarak Trollbükü'nde üç troll ile karşılaştılar. Tom,Bert ve William adlı bu üç tane troll,çok obur oldukları ve bu yüzden bir türlü yemek yiyerek doymadıkları için dağdan inmişler ve halklarının arasından ayrılarak yeni avlar peşine düşmüşlerdir. Ve kafileyle karşı karşıya gelen bu troller sırayla Tüm kafileyi yakalarlar. Kafile savaşamaz çünkü silahları yoktur. Bu troller çok ünlü ve çoğu kişiyi öldüren aranan trollerdir. Buradan geçen herkese pusu kurmaktadırlar. Tüm kafile tam pişirilip yenecekken Gandalf tarafından troll ler taşa dönüştürülmüştür.

Kafile burda troll hazinesine konmuş ve herkes bir silah edinmiştir. Bilbo, bir elf bıçağı olan sting'i almıştır. Gandalf ve Thorin ise çok ünlü elf kılıçları olan Galamdring ve Orchrist'i almıştır. Bu kılıçlar orklar yaklaştığında mavi-mavi parlamaktadır.

Kafile,Ayrıkvadi'ye gelmiş ve Elrond'a konuk olmuşlardır.Burada iyice dinlendikten sonra ve erzaklarını aldıktan sonra Puslu Dağlar'a giderler. Puslu Dağlar'ın kralı Ulu Goblin'e uykularında esir düşerler. Ulu Goblin onları öldürecekken, Gandalf yine yardıma gelir ve bir büyü patlaması ile etrafı karıştırır. Ulu Goblin'le kısa bir süre savaşırlar ve kısa süre sonra Ulu Goblin'in karnını Galamdring keser ve kalbini çıkarır. Bilbo ve cüceler de kılıçlarını alır ve cesurca savaşırlar. Ama bir orduyla savaşamayacakları için kaçmak zorunda kalırlar. Herkes kaçar ama Bilbo aşağı yuvarlanır ve bayılır.

Gollum'la karşılaşması
Kendine geldiğinde çıkış yolunu bilmediği için ve her yer karanlık olduğundan kör kör ilerler ve yeraltında bir göle gelir. Burada Gollum adındaki yaratık yaşamaktadır. Bu yüzden bu Gollum adlı tehlikeli yaratıkla bir anlaşma yapar. Bilmece yarışması yaparlar. Eğer Gollum kazanırsa Bilbo'yu yiyecektir. Ama Bilbo kazanırsa çıkış yoluna gidecektir. Bu canavar eski bir hobbittir. Ama sihirli ve görünmez yapan bir yüzükle ölümsüz hale gelmiş ve çirkinleşip yaratıklaşmıştır. Yarışmayı Bilbo kazanır. Gollum şartlara uymak istemez ve yüzüğünü takarak görünmez olup onu yemek ister ama yüzüğünü bulamaz. Çünkü Bilbo Gollum'un yüzüğünü önceden karanlıkta bulmuştur... Gollum bunu anlayınca Bilbo'ya saldırır. Yüzüğü takar ve gözden kaybolur. Gollum da Bilbo'nun çıkışa gittiğini düşünür ve çıkışa doğru ilerler. Bilbo da onun gitiği yere gider. Çıkışa geldiğinde onu öldürmesi gerektiğini düşünür ama bu adil bir savaş olmadığı için öldüremez. Merhameti ağır basmıştır. Burdan kaçarak cücelerle buluşur. Ama orklar vahşi kurtlara cüceleri haber vermişlerdir bile.... Bu yüzden Dışarıda kurtların saldırısına uğrarlar. Ağaçlara tırmanırlar ve kurtarılmayı beklerler. Kurtlar birleşip ağaçlara saldırırlar. Bu sırada Warglar Gandalf tarafından öldürülmekte ve bu yüzden giderek yılmaktadırlar ama yine de cüceleri karantinada bırakmaya devam ederler... En sonunda Kartalların Efendisi Gwahir, olanları görür ve kartallarıyla gelerek onları son anda kurtarır.

Smaug serüveni
Cüceler,Puslu Dağlar'ı aşmayı başarmıştır. Önce Kocaoğlan adlı bir deri değiştiricinin yani aynı zamanda kuyutorman oduncuların efendisinin evine konuk olurlar. Gandalf burda onlardan ayrılır ve kafileyi yanlız bırakır. Burdan, Elf yurdu olan Kuyutorman'a giderler. Kuyutormanın içinden geçen yol karanlık ve tehlikelidir . Bu yüzden burda sefil duruma düşerler ve Burda Thorin'i kaybederler ve dev örümceklerin saldırısına uğrarlar. Cüceler bir bir yakalanır ve örümceklerin akşam yemeği olarak beklemeye koyulurlar. Ama Bilbo yüzüğü takıp yok olur ve sesler çıkararak örümcekleri kendine çeker . O sırada cüceler de grubun en yaşlı ve sözü geçen üyesi Balin'in önderliğinde örümceklerin saflarını delip geçerler ve kurtulurlar... Ama Thorin'in olmadığını farkedip onu aramaya koyulurlar. Onu elfler yakalamış ve tutsak etmiştir. Elfler,normalde çok iyi yüreklidir. Ama cücelerle bir anlaşmazlıkları vardır. Onun için Thorin'i esir almışlardır. Bu anlaşmazlık çok eskilere dayanır. Thorin'i elflerden kurtarmak için oraya giderler ama herkes yine bir bir yakalanır. Bilbo dışında...... Bilbo yüzüğü takıp kurtulmuştur, Elf kralı Thranduil'in en iyi ve en güvenilir adamı olan kilercibaşı Galion'u kandırır ve cüceleri fıçılara koyarak nehir yoluyla kaçırır. Kafile,nehir yoluyla Ejderha Smaug'un hapsettiği dağ şehrine gelirler. Burda eskiden beri yaşayan insanlara şığınırlar. Oranın Efendisi bir düzembazdır ve tek önem verdiği ticarettir ama yine de cüceleri ağırlarlar ve barındırırlar. Kafile ordan doğru ,Bilbo'yu ejderden bilgi sızdırması için dağa yollarlar. Bilbo ejderle konuşur ve onu kızdırır. Ejder bütün insan şehrini yıkar ama oranın kahramanı ve dağı smaug almadan önceki eski yurtları olan dağın dibindeki şehrin kralı olan Girion'un soyundan gelen Ozan'ın (İngilizcesi Bard) attığı ok ile öldürülür.

Beş Ordu Savaşı
Cüceler buradaki dağın soyluları olurlar ve dağı yeniden inşa ederler.Buranın kralı Thorin,İnsanların kralı ise Ozan olur. Kuyutorman'daki elflerin kralı Thranduil,Ozan ve Thorin bu dağdaki altınlar üzerinde hak iddia ederler.Demir Tepeler'deki cücelerin kralı Dain ise Thorin'e yardıma gelir. Herkes birbirine girer ama o sırada Gandalf gelir ve Azog'un oğlu Bolg'un bir orduyla intikam için buraya geldiği haberini getirir. Çünkü Bolg hazineyi istiyordur ve babasını Dain öldürmüştür. Ayrıca Ulu Goblin ve nice orkla vahşi kurtun ölümünün ardından iyice öfkelenmiştir. Bu yüzden warglar olan vahşi kurtları da yardıma getirmiştir.

İnsanlar,cüceler ve elfler birlik olurlar. Bilbo, elflerin yanında savaşır ve Kocaoğlanın yardımını ister. Kocaoğlan, deri değiştirici olduğu için ayıya dönüşebiliyordu. Kocaoğlan ayıya dönüşür ve Bolg'u öldürür. Savaş bu sayede kazanılır. Ama Thorin,Fili,Kili öldürülmüştür. Kral Dain tüm cücelerin ortak kralı olur.

Eve dönüş
Bilbo evine döner ve macerada kazandığı cüce zırhı,kılıcı sting ve yüzüğü altmış yıl boyunca Shire'da saklar. Akrabası olan Frodo Baggins'i evlatlık edinir. 111. yaş gününde Gandalf Bilbo'ya ziyarete gelir. Bilbo'ya yüzüğünün tek yüzük olduğunu söyler. Bilbo yüzüğü ve tüm her şeyini Frodo'ya bırakır. Kendisi ise Ayrıkvadi'ye gider ve orda kendi hayatını anlatan kitabını tamamlar ve yüzük savaşı sonunda denizin ötesine açılır. Bilbo denizin ötesine açıldığında tam 131 yaşındaydı ve denize açılmadan önce yazdığı kitapları'nı yani; Elfçe'den Çeviriler ve Oradaydık ve Şimdi Buradayız adlı kitaplarını Samwise Gamgee'ye bırakmıştır.



Frodo Baggins, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreni 'ninde bir karakter.

Frodo Baggins, Shirelı bir hobbit ve "Yüzük Taşıyıcısı"dır. Üçüncü Çağ 2968'de doğan Frodo, Drogo Baggins ile Primula Brandybuck'ın oğludur. Çocukluğunda yetim kalan Frodo, kuzeni Çıkın Çıkmazı'nda yaşayan Bilbo Baggins tarafından evlat edinilmiştir. Bir Hobbit için pek maceracı olan Frodo, aynı zamanda çok iyi bir eğitim almıştı ve hem bir şarkı yazarı hem de Elf gelenekleri ile dili konusunda uzman sayılırdı. 3001 yılında Bilbo gizemli bir biçimde Shire'ı terk ettiğinde, Çıkın Çıkmazı ile birlikte Tek Yüzük de Frodo'ya miras kaldı. 3018 yılında Büyücü Gandalf yeniden ortaya çıkarak Frodo'yu Yüzük Seferi'ne yolladı; Gandalf önce Frodoyu Sıçrayan Midilli Han'ında bekliyordu ancak Gandalf Saruman tarafından alıkoyuldu Frodo hana varınca Gandalf'ı orada bulamadı. Orada onları Gandalf'ın dostu olan Yolgezer yani Aragorn buldu ve onları Ayrıkvadi'ye götürmek için yola çıktı.Frodo ona güvendi ve Ayrıkvadi'ye doğru yola çıktılar.Bir hayli yol kat ettikten sonra Aragorn Frodo ve diğerlerini dinlenmek için Amon Sul Kulesi'ne götürdü.Aragorn etrafı kollamaya gittiğinde Frodo uyumuştu, Sam, Merry, Pippin yemek yemek için ateş yakmışlardı ki Frodo birden uynanıp ateşi söndürdü tam o anda Kara Süvari'ler onları farketti ve Nazgûl 'lerin lideri Angmar'ın_Cadı_Kralı onu zehirli Minas Morgul hançeriyle bıçakladı.Tam o sırada Aragorn 9 süvariyle baş edip , Frodo ve diğerlerini kurtardı. Elf Prensi Glorfindel ve elf yardımcıları yetişip Frodo'yu iyileştirmesi için babası Elrond'a götürdüler. Ayrıkvadi deki yüce divana Frodo da katıldı ve yüzük kardeşliğinin bir üyesi oldu. Daha sonra yolculuğa devam ettiler ve Frodo yüzüğü yok ettikten sonra Shire'a geri döndü. Fakat burada huzur bulamayacağını anlayınca ölümsüz diyar Aman'a yelken açtı...



J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde Samwise Gamgee ,daha sonra Bahçıvan Sam veya Cesur Sam, genellikle sadece Sam olarak bilinen karakter.

Yüzük Taşıyıcısı'nı tüm bir serüven boyunca -ne sebepten olursa olsun- hiç terketmemiş yol arkadaşı ve koruyucusudur. Gandalf, Frodo ile konuşurken Samwise Gamgee'nin kendilerini dinlediğini farketmiş ve önce Sam'i korkutmuş sonra da Frodo'nun yol arkadaşı ve koruması olmasını istemiştir.

Sam; Frodo, Pippin ve Merry ile birlikte Arıkvadi'ye kadar gelmiş ve tüm maceralara rağmen hiç cesaretini yitirmemiştir. Daha sonra dört arkadaş da yüzük kardeşliğine katıldıktan ve kardeşlik bozulduktan sonra Frodo ile yüzüğü yok etmek için Mordor'a yolculuğa çıkmış ve bunu başarmıştır.

Samwise Gamgee, Üçüncü Çağ'ın sonunu getiren Yüzük Savaşı'nın ardından Frodo'yu Gri Limanlar'dan batıya uğurlamış ve kardeşliğin üyelerinden Meriadoc Brandybuck ve Peregrin Took ile beraber Shire'a geri dönmüştür. Shire'da 5 kez ard arda belediye başkanı olarak seçilmiştir. Eşi Gül Hanım vefat ettikten sonra da tek başına, batıya Frodo'nun yanına yelken açmıştır.

Frodo'nun yanına gitmeden önce bütün hazinesini ve Bilbo ile Frodo'nun yazdığı kitapları kızı Elanor'a bırakmıştır.



Tolkien Evreninde Hayali Kahraman

Meriadoc Brandybuck, Shire'lı bir hobbittir. Üçüncü Çağın 2982. yılında doğan Meriadoc Brandybuck, Erdiyarı'nın efendisi Saradoc Brandybuck'ın oğludur.

Üçüncü Çağ'ın 3018 yılında Merry, Yüzük Kardeşliği'nin dört hobbit üyesinden biri olarak seçildi. Kardeşlik ile birlikte Mordor'un derinliklerine gitmek, Frodo'nun yüzüğü atmasına yardımcı olmak görevini üstlenirken hiç tereddüt etmedi.Kardeşlik kafilesi ile birlikte Moria'da savaştı ve Gandalf'ın köprüden düşüşüne ve soyu tükenmiş olan balrogların son ferdiyle savaşmasına tanık oldu.

Kafilenin geri kalanıyla -Aragorn'un liderliğinde- Lothlórien'e gitti ve bizzat üç yüzüğün taşıyıcısından biri olan Galadriel'le yüz yüze görüştü ve ondan elf pelerini hediyesi aldı.

Kardeşliğin son konak yeri olan Amon Hen'de arkadaşı Pippin ile birlikte, uruklar dört bir yanlarını sarmışken,Gondor'un başkomutanı ve cesur kahramanı olan kardeşlik üyesi Boromir tarafından kurtarıldılar.Boromir ile birlikte orklarla savaşırken Boromir'in yardımına kimsenin gelmeyişine ve Boromir'in öldürülüşüne tanık oldular.Boromir bir çok ok yiyerek Pippin ve Merry'nin kaçırılmasını izlemeye mecbur kaldı.Kardeşlik bozulana dek pek çok macera atlattı ve bu olayın ardından arkadaşı Pippin (Peregrin Took) ile birlikte uruklar tarafından esir alındı.

Uruklar Rohirrim'in saldırısına uğradığında kurtulan iki hobbit Merry ve Pippin, Fangorn Ormanına sığınarak entlerin Isengard'a saldırmaya ikna edilmesinde önemli rol oynadılar.

Merry daha sonra Rohan Kralı Théoden'in hizmetine girdi. Pelennor Çayırları Savaşı'nda Éowyn'in Angmar'ın Cadı Kralı'nı öldürmesine yardım ederek kahraman oldu. Bu olayda ölümden dönen Merry'yi, Aragorn iyileştirdi.

Aynı yıl daha sonra Shire'a geri döndüğünde, Subaşı Savaşı'nda Şef'in adamlarını bozguna uğrattı. Merry daha sonra Estella Bolger ile evlenerek, Erdiyarı efendisi olarak babasının yerini aldı.135 cm boyunda olan Merry ve Pippin tarihteki en uzun hobbitlerdi.

Dördüncü Çağın 64. yılında Merry ve Pippin, Shire'dan ayrılarak hayatlarının geri kalanını geçirmek üzere Rohan ve Gondor'a gittiler. Burada öldüklerinde büyük bir onurla Minas Tirith'in Kral Mezarlığı'na Gondor krallarının mezarlarının yanına gömüldüler.



Tolkien Evreninde Hayali Karakter, Pippin olarak da bilinir.

Peregrin Took, Shire'lı bir Hobbittir . Üçüncü Çağın 2990. yılında doğan Peregrin Took, Shire Şerifinin oğludur.

Frodo Baggins'in sadık bir arkadaşı olarak 3019 yılında Yüzük Seferine katıldı.Moria'da Gandalf'ın Balrog ile dövüşüne tanık oldu.Aragorn'un liderliğinde Lothlorien'e geldi ve Galadriel'in evinde ağırlanarak,ordan hediyeler alıp,kardeşliğin son durağı olan Amon Hen'de onların hayatını kurtarıp kimsenin yardımına gelmeden yüzlerce orka karşı savaşıp,bir çok ok yiyip ölen Boromir'i çarezizçe izlemek zorunda kaldı ve sonunda uruk-hai ler tarafından kaçarıldı.Yüzük Kardeşliği bozulana dek Kardeşlik ile birlikte pek çok macera atlattı ve bu olayın ardından arkadaşı Merry (Meriadoc Brandybuck) ile birlikte Uruk-Hailer ve orklar tarafından esir alındı.

Şanslı bir biçimde fangorn ormanı'na sığınan iki Hobbit, ent ağaçsakalı ile karşılaştılar ve entlerin Isengard'a saldırmaya ikna edilmesinde önemli rol oynadılar.

Daha sonra Gandalf, Pippin'i Gondor'a götürdü ve Pippin burada Gondor'un hizmetine girerek Kale Bekçisi unvanını aldı ve Kral Vekilinin oğlu Faramir'in hayatının kurtarılmasına yardımcı oldu. Mordor'un Kara Kapısı önünde yapılan savaşta Pippin bir Troll öldürerek ün kazandı.

Aynı yıl daha sonra Shire'a döndüğünde, Bywater Savaşı'nda dövüştü. Tam tamına yüz otuz beş santimetre boyunda olan Merry ile Pippin tarihteki en uzun Hobbitlerdi; bu boylarını içtikleri Ent İçeceklerine borçluydular. Dördüncü Çağın 14. yılında Pippin, Shire Şerifi oldu ve bu görevini 64 yılına dek sürdürdü. Merry ile birlikte hayatlarının geri kalanını Rohan ve Gondor'da geçirmeye karar verdiler ve burada öldüklerinde büyük bir onurla Kral Mezarlığına gömüldüler.



Kayıtlı



Şuan itibariyle dünya üzerinde 6,470,818,671 kişi yaşıyor. Kimisi korku içinde kaçıyor. Kimisi evine dönüyor. Kimisi günü kurtarmak için yalan söylüyor. Diğerleri gerçekle tam şuanda yüzleşiyor. Bazıları kötü insanlar, iyiyle savaş halinde. Kimileri iyi, kötüye karşı mücadele ediyor. Dünyada yaşıyan 6 milyar insan, 6 milyar ruh ve bazen tek ihtiyacımız olan içlerinden biri.

Friend With Benefit
fall awake
4. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
****

Kazan Pastası Puanı +27/-3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2260



Site
« Yanıtla #2 : Şubat 02, 2010, 07:44:06 ÖS »
0



Sauron, J. R. R. Tolkien'in hayalî Orta Dünya evreninde kötü bir Maia. Orta Dünya hayalî evrenini anlatan kitaplar sırasıyla şöyledir; Silmarillion, Hobbit, Yüzüklerin Efendisi, Húrin'in Çocukları. Bu eserlerden bazıları, Tolkien'in ölümünden sonra oğlu tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenip yayımlanmıştır. Bu kitapların hepsinde doğrudan veya dolaylı olarak Sauron'dan bahsedilir.

Kara Efendi Sauron, Vala Aulë’nin Maiası iken , dünyanın kara düşmanı olarak adlandırılan Vala Melkor’un tarafına geçti ve onun sağ kolu oldu. Başlangıçta iyi Valar safında olan Sauron, böylelikle sonradan karanlık tarafa geçmiş oldu.

Karanlık Çağ’da Sauron, Utumno’nun Melkor’dan sonraki en güçlü ismi idi. Melkor Valar tarafından zincirlenip Ölümsüz Topraklar'a götürüldüğünde onun yerine Angband’ı yönetmişti. Melkor Valar Ağaçları'nı yok edip bir çağı kapattığında Angband’ı onun için ayakta tutan Sauron’du. Sonunda Valar, Melkor’u kesin olarak mağlup edip ebedi olarak Boşluk'ta kalmaya mahkum ettiklerinde ve Angband’ı yok ettiklerinde Sauron da ortadan kayboldu.

Üçüncü Çağ’da Sauron, Necromancer olarak Güney Kuyutorman'da tekrar ortaya çıktı. Fakat asıl kimliğini saklıyordu. Eregion’daki demirci elflerle dostluk kurdu.

Elfler ona Annatar yani “hediyeler veren” diyorlardı. Sauron bu yeni kimliği ile elflerle birlikte güç yüzüklerini yaptı. Ardından hepsine hükmetmek için Tek Yüzük’ü yaptı. Fakat elfler tarafından kötü niyeti anlaşıldı ve böylece Sauron ile elfler arasında savaş başladı. Celebrimbor öldü. Eregion harabe oldu. Yakınlarda yaşayan Khazad-dûm Cüceleri dış dünyaya kapılarını kapattı. Khazad-dûm, Moria adıyla anılır oldu. En sonunda Númenorlular elflere yardıma geldi.Númenor'un deniz imparatorluğu ile Mordor'un kara imparatorluğu karşı karşıya geldi. Númenor’un gücünü gören Sauron, onları savaşarak yenemeyeceğini fark etti ve Barad-Dûr’dan çıkarak Númenorluların ordularına teslim oldu, Númenor’a götürüldü. Burada ölümlü insanların zayıf duygularını manipüle ederek Valar ve Númenorlular arasındaki bağı ortadan kaldırmaya çalıştı. Valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı. Gururları okşanan Númenor halkının çoğu zamanla Sauron'un esir edilmiş bir düşman lideri olduğunu unuttular ve en sonunda Sauron'un fitnesine düşerek Valar’a karşı bir ordu gönderdiler. Bu Valar tarafından affedilmezdi. Büyük Deniz boydan boya ikiye yarılarak Númenor ülkesi denize batırıldı ve Anduin Efendileri'nin topluluğundan başka herkes denize gömüldü. Bu sırada Numenor’la birlikte denize gömülen Sauron fiziksel biçimini kaybetti ve Orta Dünya'ya döndü.

Fakat Sauron bir Maia idi. Ruhu güçlüydü ve hala gücünün büyük kısmını aktardığı Yüzük duruyordu. Bu nedenle Mordor’a döndü. Artık olağanüstü korkunç bir kara savaşçı görünümündeydi ve kötülüklerine kaldığı yerden devam etti. Fakat Numenor’un yok edilişi sırasında bütün insanlar Valar’a karşı çıkmamışlardı. Kendilerine inançlı diyen bir grup insan Elendil önderliğinde Valar’a karşı açılan savaşa katılmamış ve Orta Dünya’ya gelmişlerdi. Elendil’in insanları Orta Dünya’ya yerleştiler ve Arnor ile Gondor krallıklarını kurdular. Kaçınılmaz olarak bir süre sonra Sauron ile karşı karşıya geldiler. Elfler ve insanlar Son İttifak adı verilen bir ordu ile Sauron’a karşı koydular. 7 yıl süren kuşatmanın ardından Sauron kara kalesinden çıktı ve savaşmaya başladı. Fakat Isildur Sauron’un parmağını kesip yüzüğü aldığında bürünmüş olduğu kara savaşçı görüntüsü de kayboldu. Fakat Sauron’un gücü Tek Yüzük’teydi bu nedenle Yüzük yok edilmediği sürece yok olmazdı. Isildur Yüzük’ü yok etmeyince Sauron’da yok olmadı.

Sauron son kez Orta Dünya’ya döndüğünde bu sefer kendini sadece büyük kapaksız bir kırmızı göz ile simgelemişti. 2000 yıl boyunca Kuytuorman’da Dol-Guldur’da saklandı. Bu sırada Nazgûl onun gelişi için orduları ile Arnor'u yok etmiş, Minas İthil'i ele geçirmiş, Mordor’u hazırlamaya başlamıştı bile. En sonunda Yüzük elinde olmasa bile kendini açık etti ve Mordor’a gitti. Barad-Dûr’u tekrar inşa etti. Fakat son hükümdarlığı kısa süreli oldu. Hobbit Bilbo Baggins tarafından bulunan Yüzük, Frodo Baggins tarafından yapılmış olduğu Mount Doom (Hüküm Dağı) ateşine atılarak yok edildi. Yüzük’ün yok edilmesiyle birlikte gücünün çoğunu ona aktaran Sauron'da varlığını devam ettiremedi ve Yüzük ile birlikte yok oldu.



Cadı Kral (Angmar'ın Cadı Kralı, İng. Witch-King), J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde, İkinci Çağ'da ve Üçüncü Çağ'da Sauron'un en şeytani ve en güçlü hizmetkarıdır. Dokuz süvarilerin (Kara Süvariler) lideridir. Sauron'un yardımıyla Minas İthil'i alıp adını Minas Morgul olarak değiştirdi. Yüzük Savaşı'nın en önemli dönüm noktalarından birisi olan Pelennor Çayırları Savaşı'nda Sauron'un ordularının başkumandanlığını yaptı ve bu savaşta öldürüldü.

Tayf olduktan sonra İkinci Çağ'da Angmar ülkesinin kralı oldu. Bu ülke, Ayrıkvadi'nin yer aldığı Dumanlı Dağlar dağ sırasının kuzey ucunda yer alan ayrı bir dağ sırasına da adını verir.

Yüzüktayflarının en güçlüsüdür. Angmar'ın Büyücü Kralı, Nazgul Efendisi, Ümitsizlik Efendisi olarak da bilinir. Sauron'un sağ koludur. Minas İthil'i alıp adını Minas Morgul yapmıştır ve civardaki her cisme karanlığını bulaştırmıştır. Üçüncü Çağ’ın sonunda tekrar Gondorluların eline geçene kadar şehir, Mordor’un kötülüğünü yaymakta kullandığı en önemli karargahlarından biri oldu. Bu önemli şehirde ikamet eden Cadı Kral planlarını bu şehirde yaptı ve senelerce Gondor’a saldırdı.

Cadı Kral ve diğer Nazgûller yüzük takıldığında bunu hisseder. Cadı Kral, silah olarak, diğer yüzük tayflarından farklı olarak bir de döven kullanır.

Aynı zamanda Cadı Kral, Frodo'yu Fırtınabaşı'nda zehirli Morgul bıçağı ile yaralayan Nazgûl'dür. Fellbeast ya da kara at kullanır.

Cadı Kral, Pelennor Çayırları Savaşı sırasında Minas Tirith'in surlarında Gandalf ile karşılaşmış ve Gandalf´la savaşacağı sırada Rohanlıların (Rohirrimin) gelmesi ile savaş alanına dönmek zorunda kalmıştır. Çok güçlü bir büyücü olan Cadı Kral çok güçlü bir kişi olduğundan dolayı herkes tarafından korku ile anılırdı. Rohan Kralı Théoden'e öldürücü bir darbe vurmuş ve kısa bir süre sonra ölümüne sebep olmuştur; fakat daha sonra olaya tanık olan Éowyn, (Théoden'in evlatlık aldığı yeğeni) Meriadoc Brandybuck'ın da yardımıyla Cadı Kral'ı kılıçlayarak ölümüne sebep oldu. Böylece Glorfindel'in "Angmar'ın Cadı Kralı'nın sonunun bir erkek eliyle olmayacağına" dair kehaneti gerçekleşmiş oldu.



Saruman, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde bir karakter. Saruman, beş büyücü Maiardan birisidir. Diğer dördü; Gandalf, Radagast, Alatar ve Pallando.

Hayatı
Orta Dünya'ya geliş

Üçüncü Çağ 1000'de Orta Dünya’ya beş maia gönderildi. Görevleri Sauron’a karşı özgür halkları örgütlemek olan bu beş maia, Orta Dünya’ya valar tarafından gönderilmişti.

İnsan görünümlü bu beş maia'ya Istari adı verildi. İkisi mavi elbiseler giymişti (Alatar ve Pallando). Birisi kahverengi pelerinli Radagast, bir diğeri gri pelerinli Gandalf, bir tanesi ise her birinden daha kudretli ve yüce olan ak giysiler içindeki Sarumandı. Bu Istari, Aman’da (Ölümsüz Topraklar) Demirci Aulë’nin Maiası olarak bilinen Curinír idi. Ona verilen en büyük kudret sesindeydi. Sesini duyan varlıklar etkisinden uzun süre çıkamazdı. Sesini büyük bir ustalıkla kullanıyor, Orta Dünya’da ki tüm ırklara öğütler veriyor, yardıma muhtaç olanlara yardım ediyordu. Her ırk ona büyük saygı duyuyordu.

Yüzük Savaşı öncesi
Bilgisinin derinliği yüzünden elfler ona maharetli adam anlamına gelen Curunir ismini vermişti. İnsanlar ise onu Saruman olarak biliyorlardı. Saruman aynı zamanda Sauron’a karşı kurulmuş olan Divan'ın da başkanı seçilmişti. Orta Dünya üzerinde uzun zaman dolaştı, Tek Yüzük hakkında bilgiler topladı ve bu konuda uzmanlaştı. Fakat yüzükler hakkındaki bilgileri arttıkça özgür Orta Dünya halkı ile daha az ilgilenir oldu ve sonunda Isengard’da bulunan Orthanc ismiyle bilinen kuleye yerleşti. Saruman Tek Yüzük’ün yok edilmediğini Orta Dünya üzerinde bir yerlerde bulunmayı beklediğini biliyordu. Zamanla Tek Yüzük’e sahip olma fikri Saruman’da saplantı haline geldi. Gandalf ve Divan üyeleri Sauron’un Dol Guldur’da tekrar ortaya çıktığından kuşkulandıklarında onları Saruman sakinleştirdi. Dol Guldur'daki kötülüğün Sauron olduğunu her birinden daha iyi biliyordu, lakin Saruman kurnazdı ve zekiydi kendi emellerini ifşa edip, Sauron'un yüzüğü arama sürecini hızlandırmak istemiyordu. Bu nedenle Divana engel oldu. Fakat daha sonra Divanda Saruman'dan sonra en kudretli olan Gri Gandalf Ak Saruman'a ilk defa burada karşı çıktı ve Dol Guldur’a tek başına gitti, böylece bu kötülüğün Sauron olduğu kesinlik kazandı. Yine Saruman'ın başı çektiği Ak Divan, Sauron'u Dol Guldur’dan çıkarttı.

Yüzük Savaşı
Bundan sonra Saruman daha da içine kapandı. Artık öğüt vermiyor, Divan’a bile katılmıyordu. Orthanc’ta yüzük ilmini çözmek ve Tek Yüzük’ü bulmak için var gücüyle çalışıyordu. Fakat tek yaptığı araştırma değildi. Orklardan, uruklardan ve Rohan’ın başına her zaman bela olmuş olan Bozdiyarlılardan oluşan bir ordu kurmuştu. Bu ordudan uzunca bir süre kimsenin haberi olmadı.

Yüzük Savaşı sırasında Saruman niyetini belli etti. Kendisinden tavsiye almak için gelen Gandalf’la uzlaşamadı ve bu yüce Istariler arasında bir savaş yaşandı. Tabiki GriGandalf'ın Ak Saruman'ı yenilgiye uğratması beklenemezdi. Bilge Saruman her ihtimali değerlendirirdi. Bunun için Gandalf'ı karşısında görmekten çekindi ve onu Orthanc’a hapsetti, fakat Gandalf kurtulmayı becerdi. Saruman'ın çoğunluğu Uruk-Hai'lerden oluşan ordusu Miğfer Dibi Savaşı’da, Saruman'ın Ak ünvanını Durin'in Felaketi ile yaptığı büyük savaş sonrası ele geçiren Gandalf'ın üstün gayretleriyle yok edildi. Isengard ise Saruman'ın dahi tahmin edemediği bir şekilde, Merry ve Pippin'in kurnazlığı sayesinde başlarında Orta-Dünya'nın en eskilerinden Ağaçsakal'ın bulunduğu Entler tarafından saldırıya uğradı. İsen Nehri'nin suları Entler tarafından yönü değiştirilerek Isengard'a yönlendirildi. (Peter Jackson'ın Yüzüklerin Efendisi film üçlemesinde bu olay baraj yıkılması olarak gösterilmiştir.) Sel Saruman'ın üstünde çalıştığı herşeyi yıkıp götürdü. Saruman ise yanında Miğferdibi'ne yaptığı saldırı planında kendisine yardımcı olan Grima Solucandil ile Orthanc'da mahsur kaldı. Bir süre sonra Gandalf, az bir ihtimal olsada Saruman'ı kendi taraflarına çekebileceğini düşündüğü için beraberinde Aragorn, Gimli, Legolas ve Rohan'dan insanlarla Orthanc'a gider. Ama Gandalf halen Saruman'dan çekinir bunuda şu sözlerle yanındakilere anlatır. Ne yapacağını veya ne yapmaya çalışacağını kimse tahmin edemez. Üstelik Saruman'ın sizin tahmin bile edemiyeceğiniz güçleri var. Sesinden sakının!. Saruman ilk olarak muhteşem sesini kullanarak Theoden başta olmak üzere Gandalf'ın yanındakileri kendi tarafına çekmeye çalışır. Lakin Saruman'ın kudreti azalmıştır. Saruman Theoden'in yanındaki insanları etkilese bile Theoden'i etkileyememiştir. Sesindeki tüm irfanı ve kudretide Gandalf'ı ikna çabasıyla göstermiştir, bu öyle büyük bir güçtü ki Gandalf dışında herkesi etkiledi. Fakat onlar kapının dışında bırakılmışlardı. Ainur'un tanıdığı yetkiyle Gandalf Saruman'ın rengini elinden alır. Asasınıda kırar. Entlerden Saruman'ın kulesinden çıkmasına izin vermemelerini ister.

Yüzük Savaşı Sonrası
Gandalf'ın isteğine uyan entler Saruman'ı kulesinden ilk olarak çıkartmazlar. Fakat sonra Saruman'ın Ağaçsakalı sesi ile kandırmasıyla kuleden kaçar. Artık her şeyini kaybettiği için Solucandil ile bir dilenci olarak gezmektedir. Serbest kalınca Hobbit'lerden intikam almak ister ve Güneyden zalim çetelerle anlaşarak Shire'ı mahveder. Frodo, Sam, Pippin ve Merry Shire a döndüklerinde Shire artık Mordor'a benzemektedir. 4 arkadaşın bölgedeki Hobbitleri örgütlemesiyle isyan çıkarırlar ve işgalcileri Shire'dan temizlemeye başlarlar. Subaşı Savaşı ile tüm işgalciler yenilir. Tüm bu olanların arkasında Saruman olduğunu öğrendikleri zaman Frodo hariç herkes onu öldürmek ister. Frodo'ysa şu sözlerle Saruman'a dokunulmamasını ister. "O bir zamanlar dokunamayacağımız kadar irfan ve kudret sahibiydi" .Tam giderken Solucandil'i her zaman yaptığı gibi aşağılar. Fakat Solucandil bu sefer karşılık verir ve gizli bıçağı ile Saruman'ı bıçaklar.

Peter Jackson'ın sinema uyarlamasında ise Saruman,Isengard düştüğünde Orthanc'da Gandalf ve arkadaşları ile konuşurken Solucandil'i aşağılar. Solucandil bıçağı Saruman'a saplar ve Saruman aşağıya düşerek ölür. Aşağı düşme sırasında ise Legolas, Solucandil'i ok ile vurur. Fakat bu sahneler filmden çıkarılmıştır.Saruman'ın akıbeti gösterilmemiştir. Kesilmiş sahneleri barındıran özel DVD'lerde bu sahneler yer almaktadır.



Lurtz, Peter Jackson ve yardımcı arkadaşlarının Yüzüklerin Efendisi film üçlemesi için uydurdukları bir karakterdir ve bu isim Tolkien tarafından hiç kullanılmamıştır. J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde Lurtz adında bir karakter yoktur.

Lurtz, bir uruktur. Uruk ırkı, ork ırkı ve Bozdiyarlılar karışımından oluşmuş olan melez bir ırktı, bu sayede orklar gibi güneş ışığından rahatsız olmuyorlar, insan gibi her vakit yeryüzünde dolaşabiliyorlardı. Saruman, Lurtz'u yüzüğü bulması için görevlendirdiği uruk topluluğunun başına geçirir. Lurtz bu görev sırasında Amon Hen tepesinde Boromir adlı karakteri öldürmeyi başarır. Daha sonra olaya Aragorn müdahil olur ve Lurtz ile kıyasıya savaşırlar ama, Lurtz'un kibiri kendisinin ölümüne yol açar. Lurtz daha güçlü olmasına karşın, Aragornun hızı daha fazladır. Lurtz belki yüzüğü bulamamıştır ama yüzük kardeşliğinin bozulmasına sebep olmuştur.Saruman'ın Lurtz'u baş ork olarak seçmesinin nedeni kibri,öfkesi,hırçınlığı ve çok güçlü olmasıydı.Lurtz'u ilk gördüğü yerde büyücü olduğundan dolayı içindeki hırçınlığı ve öfkeyi anladı.

Tolkien'in yazmış olduğu kitapta Boromir, Uglúk liderliğindeki bir uruk okçu birliği tarafından öldürülmüştür.



Gollum, Tolkien Evreninde Hayali Kahraman

Gollum eski bir Hobbittir. Gollum bir zamanlar, Anduin Vadilerindeki Gladden Düzlüklerinde doğmuş olan Sméagol adlı bir Stoor Hobbitiydi. Üçüncü Çağın 2463. yılında Sméagol'un kuzeni Déagol balık tutarken Tek Yüzüğü buldu ve onu hemen öldüren Sméagol Yüzüğü ele geçirdi. Yüzüğün gücü Sméagol'un yaşam süresini uzattıysa da, onu tanınmaz hale getirdi. Bundan sonra konuşurken çıkardığı çirkin, mideden gelen sesler yüzünden Gollum adıyla tanındı. Işıktan korkan hayaletimsi bir yaratık haline geldi ve pis cinayetler işleyerek ve kirli etler yiyerek yaşadı. Yalnızca derin mağaraların karanlık yeraltı göllerinde huzur buldu. Derisi tüysüz, kara renkli ve nemli, bedeni ise zayıf ve kemikli bir hal aldı. Başı bir kafatasına benzedi, gözleri ise bir balığınkiler gibi yuvalarından fırladı. Dişleri Orclarınki gibi uzadı ve Hobbit ayakları düzleşerek perdeli hale geldi. Neredeyse beş yüz yıl boyunca Gollum, Dumanlı Dağların altındaki mağaralarda gizlenerek yaşadı.

Daha sonra 2941 yılında Gollum'un mağarasına bir kader ziyareti yapan Bilbo Baggins, Tek Yüzüğü ele geçirdi. 3019 yılında Gollum sonunda yeni Yüzük Taşıyıcısı Frodo Baggins'i yakaladı fakat yenemedi.Gollum eski Smeagol olmakta Frodo Baggins sayesinde onunla geçirdiği zamanda umutlanmıştı o eski Smeagol olmak için zihnindeki Gollum'la sürekli iyilik ve kötülük adına yarıştı fakat zihnini yenemedi ve yüzüğün hükmü altındaki aciz bir yaratık olmaya devam etti.Smeagol olmak için hobbitler Frodo ve Sam'in isteği Mordora gitmeyi ve onlara yolu göstermeyi bu iyilikle sonuçlandıracağını düşündü ama üzerinde zihni,yüzük ve Sam'in baskıları vardı ve Smeagol yine Gollumdu Bir süre için Frodo Gollum'u evcilleştirmiş gibi göründüyse de, Gollum ihanetlerinden vazgeçmedi

Böylece son dakikada, iyi Frodo bile Kıyamet Dağında Yüzüğün gücünün etkisine girdiği sırada Gollum, Kıyamet Yarıklarının kenarında Yüzük Taşıyıcısına saldırdı. Tüm kötü gücünü bir araya toplayarak, Frodo'nun parmağını ısırıp kopardı ve Yüzüğü ele geçirdi fakat tam da bu zafer anında dengesini kaybederek değerli ganimeti ile birlikte Yeryüzünün ateşli karnına düşerek yok oldu.



Grima Solucandil, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde bir karakter. Grima bir zamanlar iyi bir insandı.Ama Saruman onu kandırdı büyük vaatler etti. Grima bu vaatlere inanıp vatanını sattı. Saruman adına uzun bir müddet casusluk yaptı. Ayrıca Kralı kontrol altında tutup onun orklara karşı bir şey yapmamasını sağladı. Theoden tarafından affedilmesine rağmen Saruman'a hizmet etmeye devam etti. Miğfer Dibi'ndeki zayıf noktayı Saruman'a o söyledi. Ayrıca Grima Saruman'ında sonunu getiren kişiydi. Sürekli Saruman'dan çok kötü muamele gören Grima Solucandil efendisini hançerle arkasından hançerleyerek öldürdü.Kendisinide Hobbit okçuları tarafından öldürüldü.(Peter Jackson'ın Yüzüklerin Efendisi film üçlemesinde Legolas tarafından öldürüldü fakat bu sahne daha sonra filmden atıldı.)

Not: Yukarıdaki bilgiler filmde olanlardır. Kitapta Saruman Solucandil tarafından öldürülmemektedir.



Nazgûl"ler, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde Sauron'un en şeytani hizmetkarları olan hayaletlerdir. Kelimenin kökeni, Kara Lisan'da nazg (yüzük) ve gûl (hayalet, tayf) kelimeleridir. Bu yüzden kendilerine Yüzüktayfları denilir. Diğer adları, Kara Süvariler, Dokuz Süvari ya da kısaca Dokuzlardır.

Dokuzlar, Sauron'un gücünün hayranlığına kapılarak onun emrine girmiş ve her birine verilen güç yüzükleriyle, Sauron'un parmağındaki Tek Yüzük'ün boyunduruğuna girmiş ölümsüz insan krallarıdır. Kendilerinden, ilk kez 1954-1955'te yayınlanan Yüzüklerin Efendisi’nde bahsedilmiştir. Kitapta Dokuzlar, "Sauron'un en korkunç hizmetkârları" olarak anılır.

Başlarında Angmar'ın Cadı Kralı vardır. Rivayete göre, aralarında Cadı Kral'ın da olduğu üç tanesi Númenor kökenli krallardır. Kullandıkları silahlar fiziksel olarak bir üstünlüğe sahip değildir, asıl güçlerini etraflarına yaydıkları korku, zehirli nefesleri, duyulduğunda korku ve zayıflığa yol açan çığlıkları ve korku salmaya yönelik karanlık sihirleridir. Tolkien bir mektubunda onlar hakkında şöyle demiştir:

Korkusuz olanlara karşı üstünlük sağlayabilecekleri bir fiziksel güçleri yoktur, ancak sahip oldukları dehşet ve korku, karanlıkta inanılmaz derecede artar. ”
 

Yüzük Savaşı'nda Cadı Kral'ın ölmesi ve -Nazgûllerin ölü ruhlarını ayakta tutan tek nesne olan- Tek Yüzük'ün Hüküm Dağı'nda yok edilmesi ile birlikte diğer Nazgûller de dağılmıştır.

« Son Düzenleme: Şubat 02, 2010, 07:50:53 ÖS Gönderen: fall awake » Kayıtlı



Şuan itibariyle dünya üzerinde 6,470,818,671 kişi yaşıyor. Kimisi korku içinde kaçıyor. Kimisi evine dönüyor. Kimisi günü kurtarmak için yalan söylüyor. Diğerleri gerçekle tam şuanda yüzleşiyor. Bazıları kötü insanlar, iyiyle savaş halinde. Kimileri iyi, kötüye karşı mücadele ediyor. Dünyada yaşıyan 6 milyar insan, 6 milyar ruh ve bazen tek ihtiyacımız olan içlerinden biri.

Friend With Benefit
fall awake
4. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
****

Kazan Pastası Puanı +27/-3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2260



Site
« Yanıtla #3 : Şubat 02, 2010, 10:51:24 ÖS »
0



J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde bir karakter, Rohan ülkesinin 17. kralı.

Kral Thengel'in ve Lossarnachlı Morwen'in tek oğludur. Biri kendinden büyük olmak üzere dört kızkardeşi vardır. En sevdiği kardeşi Theodwyn'dir. Üçüncü çağın 2948 yılında -Thengel kral olana kadar- ailesinin yaşadığı Gondor'da doğmuştur. Yetiştirilirken Rohirrimden çok Sindarin dilini ve Ortak Lisan'ı öğrenmiştir. Halkının dilini daha sonraları öğrenmiştir.

Babasının Ü.Ç. 2980'de ölmesi üzerine kral olmuştur. Denir ki, tacı devraldığı gün, dağlardaki kötü kalpli yaratıklar silahlarını geride bırakarak birden ortadan yokolmuşlardır. Kardeşi Theodwyn'i yanına alarak tahtını Edoras'a kurmuştur . Gençliğinde elf kanı taşıyan biriyle evlenmiştir ancak kraliçe, oğlu Theodred'i doğururken ölmüştür. Theodwyn'in ve kocası Eomund'un ölümünün ardından yeğenleri Eomer ve Eowyn'i himayesine almış, kendi çocuğu gibi yetiştirmiştir.

Theoden, hükümdarlığının erken dönemlerinde güçlü, sağlıklı ve çok etkileyici bir kraldı. Çok çabuk ve iyi kararlar verir, halkının olabilecek en iyi şekilde yaşaması için çabalardı. İyi bir biniciydi. Halkının doğasında olan bir özelliği olarak, uzun boylu ve mağrur yapılıydı, oldukça güçlüydü.

Ordunun başkomutanı da olan Eomund'un ölümünden sonra, bu görevi kendisi üstlendi. Kılıcının adı Herugrim idi. denir ki, Theoden bu kılıçla hangi orkun canını almayı arzularsa, o orkun Theoden'in gazabından kaçışı olmazdı.

Yüzük savaşı zamanında, Theoden yaklaşık 30 yıldır hükümdardı, ve yaşının belirtilerini gösteriyordu. Başdanışmanı ve Saruman'ın ajanı olan, ve hatta denildiğine göre ona "yaşlandırıcı zehirler" veren Grima Solucandil'in etkisi altında kararlarını veriyordu. Ayrıca Gleowine adında bir vekilharcı vardı.

Yüzük Savaşı'nın ilk dönemlerinde, hükmünün ellerinin arasından kayıp gitmesine izin vermiş, ve Solucandil'in hükmü bu dönemde otoritesi oldukça güçlenmiştir. Rohan orduları da Isengard'daki Saruman'ın emrindeki orklarla ve güneylilerle tekrar çatışmaya başlamıştı.

Oğlu Theodred, Saruman'ın orklarıyla yaptığı İsen Sığlıkları Savaşı'nda ölümcül olarak yaralanınca, yeğeni Eomer'i varisi ilan etmiştir.

Gandalf ve Aragorn onunla konuşmaya geldiğinde Theoden, Gandalf'ın "atlarınızı Saruman'a karşı sürün" öğüdüne uymaya karar vermiş, Gandalf Grima'yı defettikten sonra Theoden eski gücüne tekrar kavuştu, kılıcını aldı ve atını Miğfer Dibi'ne sürdü. Bu andan sonra ona Edne (yenilenmiş) adı verildi, zira Saruman'ın ve Solucandil'in verdiği telkinden kurtulmuştu.

Genç Eorl'un yeminini tutarak, en kısa sürede Rohirrime liderlik ederek Gondor'un yardımına, Pelennor Çayırları Savaşı'na koşmuştur. Savaşta, kendi birliğinden kat kat güçlü olan Haradlı süvarileri ezmiş, ancak Angmar'ın Cadı Kralı'yla karşılaştığı sırada, kara bir okla vurulan atı Karyele'nin altında kalarak ağır yaralanmıştır.

ntikamı hemen orada, Theoden'in savaşa gelmelerine izin vermediği Eowyn ve Meriadoc Brandybuck tarafından alınmıştır. son anlarında Eowyn'e veda etmiş, ve yeni kralın Eomer olacağını söylemiştir.

Naaşı Sauron'un düşüşünden sonra Rohan'a taşınana kadar Minas Tirith'te kalmıştır. Genç Eorl'a dayanan kralların ikinci soyunun son üyesidir.



Éomer, Tolkien evreninde hayali kahraman.

Rohan orduları komutanı Eomund ve Kral Theoden'in kız kardeşi olan Theodwyn'in oğludur. Eomer'in Eowyn adlı ikiz kız kardeşi vardır.

Daha 26 yaşındayken, Rohirrimlerin 3. komutanı oldu ve Rohan'lı binicileri komuta etti. Gençlik yılları, Rohan için çok zor geçen yıllardı. Rohan insanları, kuzeyden gelen Ork'lar tarafından tehdit ediliyordu.Bu süre içerisinde, kralın sözde danışmanı Galmod oğlu Grima, Saruman'ın casusu olarak, kralı tamamen etkisi altına almıştı.

3. çağda, 25 Şubat 3019'da, Fords of Isen adı verilen çarpışmada, Kral Theoden'in oğlu ve varisi Theodred'in Saruman'ın güçleri tarafından öldürülmesi, Eomer'i kralın doğal varisi haline getirdi. Bundan 5 gün sonra, Eomer'in Riddermark bölgesinde 3 yabancıya rastlaması, Rohan'ın kaderini değiştirecekti. Bu 3 yabancı, Aragorn, Legolas ve Gimli'ydi. Eomer'in, ümitlerini kaybetmiş 3 kahramana yardımcı olması, Rohan'ın gelecekteki zaferinin habercisi oldu. Eomer yaptığı yardım yüzünden Rohandan sürüldü.

Birkaç gün sonra, Gandalf, Edoras'a gelerek Kral Theoden'i, kendisini saran büyüden kurtararak uyandırdı. Rohirrimler savaşa hazırlandı, Fords of Isen'in 2. savaşında da yenilmelerine rağmen, Battle of Hornburg'da Fangorn'lu Entlerin lideri Ağaçsakal (Treebeard) ve entler yardımıyla yardımıyla Saruman'ın ordularını bozguna uğrattılar.

Eomer, Kral Theoden'le beraber Minas Tirith'e yardıma giderek Pelennor çayırlarında Sauron'un ordularına karşı savaştı. Bu süre içerisinde Eowyn, Edoras'ı yönetmek yerine Minas Trith'e geldi ve Uçukluk Merry yardımıyla Cadı-Kral'ı (Witch-King) öldürdü. Theoden ise Umbar Korsanları ve Harad insanları lideri Haradrim'i öldürdü.

Theoden'in savaş sırasında ölmesiyle, Eomer Rohan kralı oldu. Kendini Minas Trith surlarından atan Gondor Vekilharç Hükümdarı Denethor'un ölmesiyle kral olan Aragorn ile birlikte yüzük taşıyıcısının Mordor'daki yollarını açmak için Kara Kapılar'a Rohirrim'le birlikte at sürdü. Burada ölümüne savaştı ve yüzük taşıyıcısının yüzüğü Mount Doom'un alev çatlaklarına atmasıyla tüm kötülük yok oldu.

Eomer, kral olduğunda 28 yaşındaydı. Rohirrim'i 65 yıl yönetti. Gondor'la büyük bir dostluk ve ittifak içinde yaşadı. Hükümdarlığı sırasındaki bolluk ve barış ortamı nedeniyle ona "Eadig" (Blessed=kutsanmış) adı verildi. Dol Amroth Prensi İmrahil'in kızı Lothiriel ile evliliğinden Elfwine isimli bir oğlu oldu.



Eowyn, Eski Rohan Kralı Thengel'in oğlu kral Theoden'in kız kardeşi Theodwyn'in, ve kocası eski Rohan orduları komutanı Eomund'un kızıdır. Yüzük Savaşı sırasındaki Rohan orduları komutanı ve Rohan'ın üç numaralı yöneticisi Eomund oğlu Eomer'in kız kardeşidir.

Kralın oğlu Theodred'in ölümüne ve kralın Saruman tarafından aklının zehirlenişine şahit olmuştur. Daha sonra Ak Gandalf gelip Saruman'ı yenmiş ve Kralı kurtarmıştır. Kral Theoden, halkını Saruman'ın ordusundan korumak için Miğfer Dibi'ne sığındırınca Eowyn, bir kız olduğu için savaşmasına izin verilmemiş ve mağralarda kadınlarla çocukları korumuştur. Savaş kazanıldıktan sonra büyük kayıplar verilmiş,(Örnek:Kralın Başyardımcısı Hama'nın ölümü) halk çok zor durumda kalmıştır.

Sauron bütün ordularını toplayıp Gondor'a saldırmaya hazırlandığında Theoden, ordularını toplayıp yardıma gitmiştir. Theoden, aslında Edoras'ı yönetmeyi Eowyn'e bırakmıştır ama Eowyn gizlice ordunun içine karışmış ve savaşa gitmiştir.Çünkü Eowyn kadın olmasına rağmen belki de Rohan'ın en iyi savaşçısıdır. Yüzük Kardeşliği'nde olan ve Rohan ordusuna katılan bir buçukluk Merry'nin de savaşa gitmesi yasaklanmış ve Edoras'ta kalması söylenmiştir.Ama Eowyn savaşa giderken onu da yanına almıştır.


Savaşta Eowyn,efsanevi dokuzların başı ve en kudretlisi olan,Sauron'un başyardımcısı Cadı-Kral ile Merry'nin yardımı ile savaşmış... Tek başına olmasa da ikisi birlikte büyük bir zafer kazanarak Cadı-Kral'ı öldürmüş ama büyük yara almışlardır.

Savaştan sonra,yeni Gondor Vekilharcı ve İthilien Prensi olan Faramir ile evlenmiştir. Faramir; Gondor orduları komutanı, kahramanı ve yüzük kardeşliği üyesi olup, Merry ile Pippin'i korurken öldürülen Boromir'in kardeşidir. Savaştan sonra Eowyn'in abisi Eomer, Rohan Kralı olmuştur.



Faramir, Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde kahraman.

Üçüncü Çağ'ın 2983 yılında Minas Tirith'te doğan Faramir, Gondor'un son hükümdar vekilharcı Echtelion oğlu Denethor'un küçük oğludur. Annesi, Dol Amroth prensi Adrahil'in kızı Finduilas'tı.

Faramir, o doğduğundan beri ilk defa ciddi bir saldırı yapan Sauron'un Osgiliath'a saldırısını başarı ile savundu. Abisi Boromir o sırada Osgiliath'ta değildi. Ama Cadı Kral'ın gelmesi ile durum değişti ve faramir yenilmeye başladı. Ama abisinin yardıma gelmesiyle Cadı Kral ve orduları yenildi ve Cadı Kral, Mordor'un karakolu durumundaki kalesi, Minas Morgul'a çekildi.

Faramir'in babası Denethor, Boromir'in gördüğü Tek Yüzük'le ilgili rüyalar nedeniyle Elrond'un divanına abisini yollamıştır. Faramir, kendisi gitmek istemiştir ama abisi ona göre bedence daha güçlüydü bu yüzden de o gitti. Ağabeyini her zaman sevmişti. Çünkü abisi ona her zaman saygı duyardı. Daha sonra abisinin Ayrıkvadi'de Yüzük'ü yok etmek için kurulan kardeşliğe katıldığını duydu.

Boromir'in öldürüldüğünde Faramir Ithilien'de bulunuyordu ve ağabeyinin öldüğünü, onun nehir boyunca giden ölüsünün koyulduğu sandalda görünce anladı. Burada, bir Haradrim ordusunu, Mordor'a giderken pusuya düşürdü ve orduları dağıttı. Bu esnada aynı yoldan geçen yüzük taşıyıcısı Frodo ve yardımcısı Samwise'i esir aldı. Onlardan Boromir'in ölümünün tüm ayrıntılarını öğrendi. Abisi yüzüğü almak istemişti, daha sonra Merry ve Peregrin adlı iki buçukluğu korurken uruklar tarafından öldürülmüştü. Faramir, yüzüğü alıkoymaktan vazgeçti Frodo'nun gitmesine izin verdi.

Yüzük Taşıyıcısı'nı yolladıktan sonra Faramir, Osgiliath'a yapılan saldırının savunulmasına yardıma gitti. Orada büyük bir zafer kazandı. Abisinin koruduğu bölge olan Osgiliath'ı, Ithilien'le eşzamanlı olarak korumaya başladı. Mordor saldırısına rağmen babasının Oradan ayrılmayın! emri sebebiyle orada kaldı ve ölümle yüz yüze geldi. Burada Nazgûlların efendisi olan Cadı Kral ile karşılaştı. Nazgûl Efendisi tarafından zehirlendi ve ölmek üzere olan bedenini Minas Tirith'e dayısı ve Dol Amroth efendisi İmrahil tarafından kargaşadan kurtarıldı.

Faramir çok ağır yaralanmıştı. Bunun üzerine Denethor delirerek komadaki Faramir'i kendisi ile birlikte yakmaya çalıştıysa da,Gandalf,Peregrin ve kule muhafızı Beregond, Faramir'i kurtarmayı başardı. Gondor müstakbel kralı Aragorn'un sığayıcı elleri ise Faramir'i, Cadı Kral'ın "Kara Nefesi"nin neden olduğu ölüm benzeri uykudan uyandırdı.

İyileşen Faramir, Rohan'ın Kalkan Kızı Éowyn'e aşık oldu. Çift, Yüzük Savaşı'ndan sonra evlendi ve Faramir Dördüncü Çağ 82'de Gondor Vekilharcı,Ithilien Prensi ve Emyn Arnen Efendisi unvanlarıyla hayata veda etti. Elboron adında bir oğlu oldu ve ondan sonra tüm unvanları oğlu Elboron'a kaldı.



Denethor, Tolkien evreninde bir İnsan karakteridir.

Yüzük savaşı sırasındaki Gondor Vekilharç hükümdarı olan II. Denethor, II.Ecthelion'un oğludur ve babasının zamanlarındaki Dol Amroth Prensi olan Adrahil'in kızı Finduilas ile evlidir. Kendi hükümdarlığı zamanlarında Dol Amroth prensi Adrahil oğlu İmrahil olmuştur. İki tane oğlu vardır. Büyük olanın ismi Boromir,küçük olanın ismi ise Faramir'dir. Karısı öldükten sonra çocukları tek değerli varlıkları olmuş ve çocuklarının (özellikle Boromir'in) üstüne çok düşmüştür.

Yüzük Savaşı sırasında oğlu Boromir'in yüzük kardeşliğine katılıp ölmesi kendisini yıpratmıştı.Kendisi filmlerde yansıtıldığının tersine iradesi güçlü bir insandı.Ve Sauron'a karşı koymuştu.Osgiliath'ı alıp orayı bir savunma merkezi yapmıştı.Bir yandan palantirden Sauron'un hamleleri hakkında bilgi almaya çalışmıştır.Ama Sauron varlığını fark etti.Yine de Denethor hainliğe sapmadı zira iradesi güçlü bir insandı ve yozlaşmadı ama palantiri de kontrol edemedi ve yanlızca Sauron'un gösterdiklerini gördü ve umutsuzlukla delirdi.Ama delirmeden evvel Minas Tirith'i kurtarmak için pek çok şey yapmıştı.Yine filmdekinin tersine Denethor Rohan'dan yardım istemiştir. En son oğlunu adeta intihar denebilecek bir göreve göndermiş ve yaralı olarak döndüğünde kendini ve onu yakmaya çalışmış ama Gandalf tarafından engel olunmuştur.Kendisi yanarak can vermiştir.

Denethor, son vekilharç hükümdarıydı ve ilk vekilharç hükümdarı sadık Mardil'in soyundan gelirdi. Kendi tahta çıktığı zaman Arathorn oğlu Aragorn'u biliyordu.Ama tahtı ona bırakmak istememişti. Buna rağmen çok bilgili ve çok zeki bir insandı.

Kayıtlı



Şuan itibariyle dünya üzerinde 6,470,818,671 kişi yaşıyor. Kimisi korku içinde kaçıyor. Kimisi evine dönüyor. Kimisi günü kurtarmak için yalan söylüyor. Diğerleri gerçekle tam şuanda yüzleşiyor. Bazıları kötü insanlar, iyiyle savaş halinde. Kimileri iyi, kötüye karşı mücadele ediyor. Dünyada yaşıyan 6 milyar insan, 6 milyar ruh ve bazen tek ihtiyacımız olan içlerinden biri.

Friend With Benefit
fall awake
4. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
****

Kazan Pastası Puanı +27/-3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2260



Site
« Yanıtla #4 : Şubat 02, 2010, 11:04:44 ÖS »
0



Elrond J.R.R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde bir karakter.

Tam adı Elrond Peredhil'dir. Sindarin lisanında isminin anlamı "yıldız kubbesi"dir. Beren ve Lúthien'in torunu, Earendil ve Ak Elwing'in oğludur. Ayrıkvadi onun mekanıdır. Celeborn ve Galadriel'in tek kızı Celebrian, Elrond'un eşidir. Arwen adında bir kızı ve Elladan ve Elrohir isminde iki oğlu vardır.

Earendil ve Ak Elwing yarı elf olduğu için Elrond'a bir ölümlülüğü seçme hakkı tanınmıştır. Elrond ise, kardeşi Elros'un aksine ölümsüz olmayı seçmiştir. Rivendell'in efendisidir. Üç Yüzük'ten biri olan -hava yüzüğü- Vilya'nın muhafızıdır. Vilya, en güçlü elf yüzüğüdür ve Üç Yüzük'ten biridir. Kralın Dönüşü'nün eklerinde belirtildiğine göre Elrond, Gil-galad'ın varisidir.

İkinci Çağ'ın en son olayı olan Son İttifak'a katılmıştır. Gil-Galad ve Elendil'in ölümleri pahasına Sauron'u yere yıkışına Círdan ile birlikte tanıklık etmiştir. Isildur'un, Sauron'un elinden güç yüzüğünü kesip alışını görmüş ve Isildur'a Cirdan ile birlikte; yüzüğü yok etmesini öğütlemişlerdir. Ama Isildur buna kulak asmamıştır. Ferah Çayırlar'da orkların saldırısına uğramış -4 oğlundan büyük olan üçüyle birlikte- katledilmiş, bundan dolayı yüzüğe Isildur'un Felaketi denilmiştir. Tek Yüzük Ferah Çayırlar'da kaybolmuş ve uzun süre kimse tarafından bulunamamıştır.

Elrond Üçüncü Çağ'da, Ak Divan'ı topladı ve yüzük bulunduğunda bütün kudretli canlıları Ayrıkvadi'ye çağırmıştı. Yüzük Kardeşliği'nin kurulmasını sağlamış ve kızı Arwen, oğulları Elladan ve Elrohir'in orta dünyada kalmalarına karşı çıkmıştır. Tüm çocuklarının ölümlü olmasına kederlenmiş ve Üçüncü Çağ'ın bitiminde Orta Dünya'dan ayrılarak Deniz'in ötesine geçmiştir.



Arwen Undómiel, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde Ayrıkvadi'nin elf prensesi, yarı elf Elrond ile elf kraliçe Celebrian'ın kızıdır.

Çocukluğu ve Gençliği

Üçüncü Çağ 241'de doğan Arwen, çağının en güzel kızı olarak kabul ediliyordu. Elflerce Undómiel olarak, insanlar tarafından Akşamyıldızı olarak biliniyordu. Yaklaşık üç bin yıl boyunca Ayrıkvadi ve Lórien'de yaşadı. Dúnedain veliahtı Aragorn ile ilk karşılaştığında Aragorn ona aşık olmuş fakat o karşılıksız bırakmıştı. Isildur'un varisi Aragorn kıza aşık oldu. Bunu Arwen'in babası Elrond'dan gizleyemedi. Çünkü Elrond çoğu kişinin yüreğini okuyabilirdi.Aragorn Yabanellerde -Dúnedain reisi olarak- emrindeki kolcularla birlikte dolaştı. Arwen, 2951 yılında Dúnedain krallıklarının veliahtı Aragorn ile tekrar karşılaştı. Bu sefer karşısında yıllar görmüş geçirmiş bir adam duruyordu ve bir elf beyi gibi haşmetliydi. Üçüncü Çağ 2980'de Cerin Amroth'ta, Arwen ve Aragorn birbirlerine bağlılık yemini ettiler ve Aragorn, bağlılığın nişanesi olarak Arwen'e Barahir'in Yüzüğü’nü verdi. Arwen'in babası durumu öğrendi ve endişelendi. Zira, Arwen bu aşkın bedeli olarak ölümsüzlükten vazgeçmek zorundaydı ve Elrond, kardeşi Elros'un ölümünü bir kez de kızında yaşamak istemiyordu. Elrond, kızı Arwen'in bu fedakarlığına ancak çok büyük bir iş pahasına ikna olacağını belirtti. Aragorn, Yeni Birleşik Krallık'ı kurana dek evliliğe izin vermeyecekti.

Yüzük Savaşı ve Kraliçe Arwen
Aragorn, Yüzük Savaşı'nda müttefikleriyle birlikte zafere ulaştı ve Sauron'u devirdi. Ardından Yeni Birleşik Krallık kuruldu ve Aragorn, Elessar adıyla tahta geçti. Elessar böylece Elrond'un şartını yerini getirmiş oldu. Bunun üzerine Arwen'in evlenmesine babası izin verdi ve Arwen ölümlü olmayı seçti. Arwen için bu çok cesur bir seçimdi çünkü evliliği ile tüm ölümlülerin ortak kaderini paylaşmayı da kabul etmişti. Yeni Birleşik Krallık'ın ilk kralı Aragorn ve ilk kraliçesi Arwen olarak, mutlu bir hayat sürdüler. Oğullarına ELDARİOUN adını verdiler ve ismi bilinmeyen birkaç kızları oldu.

Ölümü
Kral Elessar, Dördüncü Çağ 120'de öldü ve Minas Tirith'te Kralların Mezarlığı'na gömüldü. Arwen, bu kaybın üzüntüsüne dayanamadı ve her yanı hatıralarla dolu Minas Tirith'te daha fazla kalamadı. Arwen Undómiel, anneannesi Galadriel'in bir zamanlar hüküm sürdüğü fakat şimdi bomboş olan Lothlórien'e gitti ve Cerin Amroth tepesinde ölüm uykusuna yattı.



Tolkien'in, Yüzüklerin Efendisi adlı eserinde bir karakterdir. Orta Dünya'da bir Elf soylusudur. Lord Celeborn ile beraber Lothlórien'in yöneticisidir. Kendisine Lórien Hanımı, Galadhrim Hanımı, Işığın Hanımı veya Ormanın Hanımı olarak hitap edilir. Lothlórien'de ise, sadece Galadriel Hanım veya Hanım olarak bilinir. Kraliçe değildir, fakat kraliyet soyundan gelir.

Aslen Artanis("asil kadın") ve Nerwen("erkek-kadın", gücünden ve yapısından dolayı) olarak adlandırılmıştır. Galadriel ismi, Celeborn tarafından verilmiş olan Telerin Quenyası'ndaki adı Alatáriel'in Sindarince'sidir.

Noldor prensi Finarfin'in Earwen ile evliliğinden doğan tek kızı ve en küçük çocuğudur. Valinor'da doğmuştur. Ağabeylerinin adları; Finrod(Felagund), Angrod, Aegnor ve Orodreth'tir.Tam bir elftir ama Eldar`ın çağrısını kabul etmemiştir.Bu yüzden sürgünde dir.

Ağabeyi Finrod ile adı Lothlorien olup,daha önceleri Belerian olan orman krallığına geldi.Burada Kralın yeğeni olan Celeborn'a aşık oldu ve ağabeyi Finrod'un yanından ayrılıp Celeborn ile kaldı.Derlerki Galadriel'in saçlarında Valinor'daki ikinci ışık kaynağı olan iki ağacın ışıkları gizlidir.

Eregion'a saldırı sırasında, Galadriel'e Üç Elf Yüzüğü'nden Nenya verilmiştir. Sauron'un gücünün farkında olan Galadriel, Tek Yüzük Sauron'da olduğu sürece Nenya'yı kullanmamıştır. Fakat Üçüncü Çağ'da Tek Yüzük kaybolunca kullanmıştır. Yüzüğün güçleri, Galadriel'in Aynası ile ilişkilendirilebilir.

Dördüncü Çağ'ın başlarında, Elrond, Gandalf ve Yüzük Taşıyıcıları Bilbo ve Frodo Baggins ile Orta Dünya'dan ayrılmıştır. Tek Yüzük'ü reddetmesi ona dönme hakkını vermiştir. O vakitte yedi bin yıldan daha yaşlıdır.

Galadriel Yüzük Kardeşliği'ne hediye dağıtırken Cüce Gimli'ye ne istediğini sormuş, Gimli de gönlünden geçenin hanımın üç tel saçı olduğunu dile getirmiş, ancak talep etmemiştir. Orada bunu duyan elfler çok şaşırmıştı. Çünkü Lady Galadriel zamanında saçından tel isteyen Feanor'un dileğini reddetmişti. Feanor da Valinor'un iki ağacından ışık alarak Silmaril'leri yapmıştı. Galadriel Cüce Gimli'nin dileği üzerine üç tel saçını vermiştir.

Peter Jackson'ın yönettiği Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde, bu karakteri Cate Blanchett canlandırmıştır.



Tolkien’in eseri Yüzüklerin Efendisi’nde, Lord Celeborn (Keleborn), Galadriel’in Elf kocası, Galadhrim Lordu ve Galadriel’in yanında Lothlórien’in yöneticisidir. Teleri Elfi'dir. İlk Çağ'da Doriath Prensi'dir. Lórien Lordu olarak Üçüncü Çağ’da tanınmıştır. Elrond’un eşi Celebrian’ın babası, dolayısı ile Arwen Akşamyıldızı’nın dedesidir. Ayrıca İlk Çağ Elf Kralı Thingol’ün hısmıdır. Celeborn, Sindarin dilinde “(uzun) gümüşi ağaç” demektir.

Kendisine, Lórien Lordu, Galadhrim Lordu veya Ormanın Lordu diye farklı şekillerde de hitap edilir. Lothlórien’de sadece Lord Celeborn veya Lord olarak anılır.

Peter Jackson’ın Yüzük Kardeşliği filminde bu rolü Marton Csokas oynamıştır.

Celeborn’un soyu belirgin değildir. İlk olarak Yüzüklerin Efendisi’nde ortaya çıkmıştır, ve Tolkien’in daha sonra yayımlanan Silmarillion adlı eserinde adı geçmemektedir.

Celeborn’un Yüzüklerin Efendisi’nden sonraki hayatı da geçmişi kadar belirsizdir. Galadriel Orta Dünya’dan ayrıldığında, Celeborn kalmıştır. Fakat daha sonra, Dördüncü Çağ’da, Valinor’a gitmek üzere Orta Dünya’dan ayrılmıştır. “Aragorn ve Arwen’in Öyküsü”, kısa süre sonra Lórien’in tamamen boşaltıdığını anlatır. Celeborn’un, eski zamanların anılarını aktaran son kişi olduğu söylenir.

Celeborn ayrıca Tol Eressëa’da büyüyen Beyaz Ağaç’ın adıdır. Galathilion ağacını toğumundan büyümüştür, Valinor’un İki Ağacı’nın daha yaşlı olanıdır. Númenor ve Gondor’un Ak Ağaçları’nın atasıdır.



Haldir,J.R.R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreni'ninde bir karakter.

Lothlorien elflerinin 3. Çağın sonlarındaki, Yüzük Kardeşliği zamanlarındaki ordularının komutanıdır.Rumil ve Orophin adlı iki tane kardeşi vardır.Kardeşleri ortak lisan dilinden biraz anlamaktadır.Yüzük Kardeşliği,Lothlorien'e Aragorn'un liderliğinde geldiklerinde, onları Haldir karşılamıştı ve onların peşindeki Moria'dan gelen Goblin ordusundan Kardeşlik'i, o ve kardeşlerinin emrindeki elf taburu kurtarmıştı.Diğer Lothlorien elfleri gibi Haldir de Lothlorien'deki Mallorn ağaçlarının tepesinde yaşarlardı.Kardeşlik onlardan yardım istediğinde,hobbitleri gizli ağaç evlerde saklayıp dinlendirmişler ve Aragorn,Boromir,Legolas ve Gimli ile birlikte Moria'dan gelen ork taburlarını pusuya düşürmüşlerdi.Kardeşliği sağ salim Galadriel'e ulaştırarak büyük bir görev gerçekleştirmiş oldu.Kardeşliğe lembas vererek onlara büyük bir ayrıcalık tanımıştı ve onları Galadriel'e götürürken , Gimli bir cüce diye Gimli'nin gözlerini kumaş ile kapatmak zorunda kalmıştı.Bunun nedeni,uzun zaman önceki cüce ve elf anlaşmazlıklarıydı.Galadriel bundan dolayı Gimli'den özür dileyip ödül olarak saçının bir tutamını Gimli'ye uğur getirmesi için hediye etmişti.Ama Haldir'e doğrusunu yaptığını söyleyerek,geleneklere uyduğu için ona teşekkür etmişti.Haldir;orkların,lothlorien nehrine ayak basmalarına çok öfkelenmişti ve nehir pislendiği için çok üzülmüştü.Normalde Yüzüklerin Efendisi'nin yazarı J.R.R. Tolkien,Haldir karakterine bu kadar rol vererek ölümü ve geleceği hakkında daha fazla bilgi vermemişti.Ama filme çekilirken yönetmen Peter Jackson Haldir'e ikinci kitabından çevrilen filmde de rol verdi.Ordaki rolü şöyleydi:Rohan'lılar Miğfer Dibi Kalesi'ne sığındıklarında,100 kadar elf askeri ile Haldir yardıma geldi.Durum kötüye gitmeye başladığında Aragorn herkese çekilme emrini verdi.Kaladeki elfleri Haldir yönetiyordu ve elfleri geriye çekerken bir yandan da savaşıyordu.Bir an için bir ork onun bileğine kesik attı ve kesik, Haldir'i tek elle savaşmaya mecbur bıraktı.Üstüne üstüne orkları devirirken,arkadan sırtına gelen bir darbe Haldir'in ölmesine yol açtı.Haldir,Aragorn için çok iyi bir arkadaştı.
« Son Düzenleme: Şubat 02, 2010, 11:05:50 ÖS Gönderen: fall awake » Kayıtlı



Şuan itibariyle dünya üzerinde 6,470,818,671 kişi yaşıyor. Kimisi korku içinde kaçıyor. Kimisi evine dönüyor. Kimisi günü kurtarmak için yalan söylüyor. Diğerleri gerçekle tam şuanda yüzleşiyor. Bazıları kötü insanlar, iyiyle savaş halinde. Kimileri iyi, kötüye karşı mücadele ediyor. Dünyada yaşıyan 6 milyar insan, 6 milyar ruh ve bazen tek ihtiyacımız olan içlerinden biri.

Friend With Benefit
ShamanKing
Bölüm Sorumlusu
*

Kazan Pastası Puanı +24/-2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2451


You Think You Know Me...


Site
« Yanıtla #5 : Mart 22, 2010, 11:18:44 ÖS »
0

emeğinize sağlık  bu arada aragorn, eomer  ve sam  bence en işeyyarayan karakterler tekrar teşekkürler...
Kayıtlı


The Rated-R Superstar
fall awake
4. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
****

Kazan Pastası Puanı +27/-3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2260



Site
« Yanıtla #6 : Mart 23, 2010, 12:19:49 ÖÖ »
0

Teşekkürler. Smiley

Evet haklısın ama baş kurtarıcı Gandalf'ı unutmamak lazım. Smiley
Kayıtlı



Şuan itibariyle dünya üzerinde 6,470,818,671 kişi yaşıyor. Kimisi korku içinde kaçıyor. Kimisi evine dönüyor. Kimisi günü kurtarmak için yalan söylüyor. Diğerleri gerçekle tam şuanda yüzleşiyor. Bazıları kötü insanlar, iyiyle savaş halinde. Kimileri iyi, kötüye karşı mücadele ediyor. Dünyada yaşıyan 6 milyar insan, 6 milyar ruh ve bazen tek ihtiyacımız olan içlerinden biri.

Friend With Benefit
ShamanKing
Bölüm Sorumlusu
*

Kazan Pastası Puanı +24/-2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2451


You Think You Know Me...


Site
« Yanıtla #7 : Mart 25, 2010, 12:36:29 ÖÖ »
0

Teşekkürler. Smiley

Evet haklısın ama baş kurtarıcı Gandalf'ı unutmamak lazım. Smiley

Edd bunlar çok delikanlı çocuklar gulucuk:D:D
Kayıtlı


The Rated-R Superstar
Hasan(H)
1. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
*

Kazan Pastası Puanı +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 79


Farklı Olmak güzeldir..:D


« Yanıtla #8 : Mayıs 04, 2010, 10:37:02 ÖS »
0

Güzel paylaşım Bu arada aralarında en sevdiğim Aragorn:D
Kayıtlı

HarryBuki
5. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
*****

Kazan Pastası Puanı +55/-2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4377


Sadece Masum Bir Duygu ♥


Site
« Yanıtla #9 : Mayıs 08, 2010, 06:17:16 ÖS »
0

Paylaşım için sağol. Bu arada en çok Faramir'i severim. Harry'den sonra ki ikinci favori karakterimdir.
Kayıtlı


Sadece Masum Bir Duygu
Just A Innocent Emotion
Mordred-
3. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
***

Kazan Pastası Puanı +1/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1113


Eski -lupınn-


Site
« Yanıtla #10 : Mayıs 19, 2010, 06:41:34 ÖS »
0

paylaşım için sagolun
Kayıtlı


*
kreacherr
1. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
*

Kazan Pastası Puanı +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 162


Yüzük taşıyıcısı...


« Yanıtla #11 : Mayıs 30, 2010, 09:24:24 ÖÖ »
0

Güzel paylaşım epey bilgilendirici bu arada favorim Frodo...  rolleyes
Kayıtlı

EĞER HAYAT YAPTIĞIN ŞEYSE HADİ LOST İZLEYELİM !!!!!!!
HarryBuki
5. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
*****

Kazan Pastası Puanı +55/-2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4377


Sadece Masum Bir Duygu ♥


Site
« Yanıtla #12 : Haziran 07, 2010, 07:36:39 ÖS »
0

I love Faramir. Harry ye hayran olmadan önce herşey Faramir idi benim için gulucuk

Faramir, Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde kahraman. çok bilgili ve çok zeki bir insandı

Üçüncü Çağ'ın 2983 yılında Minas Tirith'te doğan Faramir, Gondor'un son hükümdar vekilharcı Echtelion oğlu Denethor'un küçük oğludur. Annesi, Dol Amroth prensi Adrahil'in kızı Finduilas'tı.

Faramir, o doğduğundan beri ilk defa ciddi bir saldırı yapan Sauron'un Osgiliath'a saldırısını başarı ile savundu. Abisi Boromir o sırada Osgiliath'ta değildi. Ama Cadı Kral'ın gelmesi ile durum değişti ve faramir yenilmeye başladı. Ama abisinin yardıma gelmesiyle Cadı Kral ve orduları yenildi ve Cadı Kral, Mordor'un karakolu durumundaki kalesi, Minas Morgul'a çekildi.

Faramir'in babası Denethor, Boromir'in gördüğü Tek Yüzük'le ilgili rüyalar nedeniyle Elrond'un divanına abisini yollamıştır. Faramir, kendisi gitmek istemiştir ama abisi ona göre bedence daha güçlüydü bu yüzden de o gitti. Ağabeyini her zaman sevmişti. Çünkü abisi ona her zaman saygı duyardı. Daha sonra abisinin Ayrıkvadi'de Yüzük'ü yok etmek için kurulan kardeşliğe katıldığını duydu.

Boromir'in öldürüldüğünde Faramir Ithilien'de bulunuyordu ve ağabeyinin öldüğünü, onun nehir boyunca giden ölüsünün koyulduğu sandalda görünce anladı. Burada, bir Haradrim ordusunu, Mordor'a giderken pusuya düşürdü ve orduları dağıttı. Bu esnada aynı yoldan geçen yüzük taşıyıcısı Frodo ve yardımcısı Samwise'i esir aldı. Onlardan Boromir'in ölümünün tüm ayrıntılarını öğrendi. Abisi yüzüğü almak istemişti, daha sonra Merry ve Peregrin adlı iki buçukluğu korurken uruklar tarafından öldürülmüştü. Faramir, yüzüğü alıkoymaktan vazgeçti Frodo'nun gitmesine izin verdi.

Yüzük Taşıyıcısı'nı yolladıktan sonra Faramir, Osgiliath'a yapılan saldırının savunulmasına yardıma gitti. Orada büyük bir zafer kazandı. Abisinin koruduğu bölge olan Osgiliath'ı, Ithilien'le eşzamanlı olarak korumaya başladı. Mordor saldırısına rağmen babasının Oradan ayrılmayın! emri sebebiyle orada kaldı ve ölümle yüz yüze geldi. Burada Nazgûlların efendisi olan Cadı Kral ile karşılaştı. Nazgûl Efendisi tarafından zehirlendi ve ölmek üzere olan bedenini Minas Tirith'e dayısı ve Dol Amroth efendisi İmrahil tarafından kargaşadan kurtarıldı.

Faramir çok ağır yaralanmıştı. Bunun üzerine Denethor delirerek komadaki Faramir'i kendisi ile birlikte yakmaya çalıştıysa da,Gandalf,Peregrin ve kule muhafızı Beregond, Faramir'i kurtarmayı başardı. Gondor müstakbel kralı Aragorn'un sığayıcı elleri ise Faramir'i, Cadı Kral'ın "Kara Nefesi"nin neden olduğu ölüm benzeri uykudan uyandırdı.

İyileşen Faramir, Rohan'ın Kalkan Kızı Éowyn'e aşık oldu. Çift, Yüzük Savaşı'ndan sonra evlendi ve Faramir Dördüncü Çağ 82'de Gondor Vekilharcı,Ithilien Prensi ve Emyn Arnen Efendisi unvanlarıyla hayata veda etti. Elboron adında bir oğlu oldu ve ondan sonra tüm unvanları oğlu Elboron'a kaldı.



Denethor, Tolkien evreninde bir İnsan karakteridir.

Yüzük savaşı sırasındaki Gondor Vekilharç hükümdarı olan II. Denethor, II.Ecthelion'un oğludur ve babasının zamanlarındaki Dol Amroth Prensi olan Adrahil'in kızı Finduilas ile evlidir. Kendi hükümdarlığı zamanlarında Dol Amroth prensi Adrahil oğlu İmrahil olmuştur. İki tane oğlu vardır. Büyük olanın ismi Boromir,küçük olanın ismi ise Faramir'dir. Karısı öldükten sonra çocukları tek değerli varlıkları olmuş ve çocuklarının (özellikle Boromir'in) üstüne çok düşmüştür.

Yüzük Savaşı sırasında oğlu Boromir'in yüzük kardeşliğine katılıp ölmesi kendisini yıpratmıştı.Kendisi filmlerde yansıtıldığının tersine iradesi güçlü bir insandı.Ve Sauron'a karşı koymuştu.Osgiliath'ı alıp orayı bir savunma merkezi yapmıştı.Bir yandan palantirden Sauron'un hamleleri hakkında bilgi almaya çalışmıştır.Ama Sauron varlığını fark etti.Yine de Denethor hainliğe sapmadı zira iradesi güçlü bir insandı ve yozlaşmadı ama palantiri de kontrol edemedi ve yanlızca Sauron'un gösterdiklerini gördü ve umutsuzlukla delirdi.Ama delirmeden evvel Minas Tirith'i kurtarmak için pek çok şey yapmıştı.Yine filmdekinin tersine Denethor Rohan'dan yardım istemiştir. En son oğlunu adeta intihar denebilecek bir göreve göndermiş ve yaralı olarak döndüğünde kendini ve onu yakmaya çalışmış ama Gandalf tarafından engel olunmuştur.Kendisi yanarak can vermiştir.

Denethor, son vekilharç hükümdarıydı ve ilk vekilharç hükümdarı sadık Mardil'in soyundan gelirdi. Kendi tahta çıktığı zaman Arathorn oğlu Aragorn'u biliyordu.Ama tahtı ona bırakmak istememişti. Buna rağmen çok bilgili ve çok zeki bir insandı.
Kayıtlı


Sadece Masum Bir Duygu
Just A Innocent Emotion
davidweeb
1. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
*

Kazan Pastası Puanı +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 92


Try Aqain.


« Yanıtla #13 : Haziran 30, 2010, 11:12:08 ÖS »
0

As karakterım Legolas ! gulucuk
Kayıtlı

...
Cedric Nobilius
1. Sınıf Hogwarts Öğrencisi
*

Kazan Pastası Puanı +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 149


Marauder Map


« Yanıtla #14 : Ağustos 01, 2010, 08:16:32 ÖS »
0

Süper bir paylaşım ama arlarından en güzeli legolas
Kayıtlı

Sayfa: [1] 2   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  




(C) Hortkuluk Avcısı | harry potter | sitemap | BAKNUS Bedava Hosting Domain Hizmetleri

Tasarım: lynndelione & LaVioRtH_cL & Endar

Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

mobile
Koç Sözlük


Bu Sayfa 0.283 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu